Xûrs ve Emrûd için tehlike çanları çalıyor
MÊRDÎN - Qoser’in doğal güzellikleriyle adından söz ettiren Xûrs ve Emrûd köyleri korumaya alınmadığı için ziyaretçiler tarafından tahrip ediliyor. Çöplerin saçıldığı bölgeler kontrolsüz bir panayır alanına çevrilmiş.
Sanal medya platformlarında “Mardin’de bir yer”, “Burası İsviçre değil Mardin” gibi paylaşımlarla “reklamları” yapılan Mêrdîn’in tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle bilinen alanlar tahrip ediliyor. Her gün yüzlerce kişi tarafından ziyaret edilen ve kültürel olarak korunmayan ya da resmi kaynaklar tarafından sit alanı ilan edilmeyen bölgeler ziyaretçilerin “insafına” bırakılıyor.
Sanal medya platformlarında çekilen görüntülerle yaygınlaşan Kürdistan’ın tarihsel yapı ve doğal alanları tur şirketleri tarafından düzenlenen turlarla ziyaret ediliyor. Turlar üzerinden her gün en az yüzlerce kişi bölgeye geliyor.
SANAL MEDYADAN TANINAN MEKANLAR
Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde bulunan Xûrs ve Emrûd köyleri doğal ve tarihi güzellikleriyle Kürdistan’ın önemli merkezlerinden biri. Bugüne kadar bölge halkının ve doğa gezileri yapan kişilerin bildiği alanlar şimdilerde sanal medyada yayınlanan video ve fotoğrafları nedeniyle “turist” akınına uğruyor.
Xûrs bölgesi içindeki tarihi köy yapıları, mağaraları, şelalesi ve bölgede yetişen özel tütün ile biliniyor. Sarı sıcak bir coğrafya olan Mêrdîn’de yaz aylarında bile yeşil bir vahayı andıran bölge bu yıl yağan yoğun yağış nedeniyle capcanlı halde. Büyük bir coşkuyla akan Xûrs Şelalesi, bölgedeki tarım arazilerini beslediği gibi sıcak havalarda alana ayrı bir serinlik katıyor.
Emrûd şelalesi ve köyü de son dönemlerde sanal medya videoları üzerinden akına uğrayan bir yer. Tarihi bir köy olan Emrûd, 1990’lı yılarda yoğun çatışma yaşanan yıllarda devlet tarafından yakılıp boşaltılan bir yaşam alanı. Bölgede oluşan travertenler dağdan akan kaynak suyuyla şelaleye dönüşüyor. Özelikle kış ve bahar aylarında yoğun su akışının olduğu alan görsel bir şölen sunuyor.
EMRÛD İÇİN YAPILAN BAŞVURUYA YANIT YOK
Her iki alan da tarihi ve doğal güzelliklerine rağmen herhangi bir şekilde koruma altına alınmadığı gibi tarihsel yapısına dair de bir kayıt tutulmamış. Emrûd için 2015’te Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 1. derece sit alanı olarak tescil edilmesi yönünde bir başvuru yapılsa da henüz bir karara bağlanmış değil. Kurul dosyanın incelemesini sürdürdüğünü belirtiyor.
Xûrs için de herhangi bir başvuru yapılmış değil.
Kültür Koruma Kurulları tarafından Doğal Sit Alanları olarak belirlenen bölgeler, yapısal özelliklerine göre “Kesin Korunacak Hassas Alan”, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”, “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” gibi üç ayrı biçimde tescilleniyor. Bu bölgelerin tamamında madencilik gibi faaliyetler yasaklanırken taş, toprak, kum alınamaz, toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı gibi hiçbir malzeme de dökülemiyor. Bölgelerde piknik yapmak ve kamp yapmak da belli kurallara bağlanıyor.
Bu her iki bölgede de koruma tescil kararları bulunmaması nedeniyle gezmeye gelen insanlar tarafından ciddi şekilde tahrip ediliyor. Xûrs’ta çöplerin konulacağı tek bir konteyner konulmazken bölgeye gelen piknikçiler ise doğada kaybolması yüz yılları bulan plastik gibi atıkların da olduğu çöplerini bırakıp gidiyor.
PİKNİKÇİ TALANI
Emrûd’da da çok yoğun bir şekilde insan akışı olurken insanlar hem şelale alanında hem de tüm köy bölgesinde piknik yapıyor. Ateş yakan piknikçiler çöplerini de alanda bırakıyor. Hem görsel bir kirlilik oluşurken doğanın da ciddi zarar vermesine neden olunuyor. Bölgedeki tüm travalterlerin içlerine kadar giren insanlar suyun akış yönüne dahi müdahale ediyor. İnsanların tüm şelale alanlarında olmasından kaynaklı şelalenin görsel şöleni dahi iyi bir şekilde görmek mümkün olmuyor.
TEHLİKE BÜYÜK
İnsanların büyük bir bölümü sanal medya platformlarındaki hesaplarında yayınlamak için fotoğraf çekmeye gelirken doğal yapının bozulmasını önemsemiyor. Sanal medyada yaygınlaşma arttıkça özel bir koruma statüsüne sahip olmayan her iki bölge de ciddi tahrip olma riskiyle karşı karşıya.
MA / Dicle Müftüoğlu