RİZE - Rize'de çay üreticileri, ÇAYKUR'un kota ve kontenjan uygulaması nedeniyle çayı satamaz hale geldiklerini belirterek durumu tepki gösterdi.
ÇAYKUR’un 2026 yılı yaş çay kampanyasında üreticilerin yaşadığı sorunlar giderek derinleşiyor. Bayram sonrası yaşanan yoğunluk ve alım noktalarındaki izdihamın ardından uygulanan kota ve kontenjan sistemi, üreticiyi daha da zor durumda bıraktı. Sürece özel sektörün de fiyat düşüşleriyle dahil olması, krizi büyüten son etken oldu.
Devletin açıkladığı 35 liralık yaş çay fiyatına rağmen özel sektörün alım fiyatını 25-26 liraya kadar düşürmesi üreticiyi adeta çıkmaza sürükledi. Yaklaşık 205 bin çay üreticisi son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşarken, maliyetlerin 31-32 lira seviyesinde olduğunun açıklanması, belirlenen fiyatın yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Üreticilerin ve muhalefet partilerinin talep ettiği “40 lira artı destekleme” fiyatının karşılık bulmaması ise sektördeki krizin derinleşmesine neden oldu. ÇAYKUR’un plansız alım süreci, bayram sonrası oluşan kaos ortamıyla birleşince sorunlar katlanarak arttı.
Nakliye problemlerinin çözülememesi nedeniyle alınan çayların alım yerlerinde bekletildiği, hatta bazı noktalarda ürünlerin zarar gördüğü belirtildi. Kapasite gerekçesiyle kota ve kontenjan uygulamasına geçen ÇAYKUR, haftalık tatil uygulamasıyla da alımları durdurunca üretici tamamen özel sektöre mahkûm kaldı.
'ÜRETİCİYE DEĞER VERİLMİYOR'
Bu gelişmelerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olan Kendirli Beldesi’nde üreticiler, yaşananlardan kendilerini sorumlu tuttu. Alım yerinde bekleyen çayının başında konuşan üretici Mustafa Albayrak, "Bu işin sorumlusu biziz. Biz AK Parti’ye oy verdik, suçlu biziz. Ben yaklaşık 5 senedir bu işle uğraşıyorum. Hiçbir düzelme görmedim. Rahmetli babamla da aynı işi yapıyorduk, o zaman da aynıydı, şimdi de aynı. Hiçbir şey değişmiyor. Fabrikaların kapasitesinin artırılması lazım. Genel Müdürlük öyle yatmakla olmaz, öyle Doğuş Çay'a ucuza çay verip de sonradan Doğuş Çay, 28 liraya verip de sonradan milletten nazlana nazlana almaması lazım. Kuru çayı peşkeş çek ondan sonra yat aşağıya. ÇAYKUR böyle yönetilemez. Üreticiye değer verilmesi gerekiyor ama verilmiyor" dedi.
'BİZİ ÖZEL SEKTÖRE MECBUR BIRAKIYORLAR'
Çay üreticisi İlyas Köse, yıllarca kamuda çalıştığını belirterek, "Hayatımda böyle kötü yönetilen bir kamu işletmesi görmedim. Biz makineli tarıma geçtik ama bunun m'sini uygulayamadı ÇAYKUR. Biz ÇAYKUR'a bütün çayımızı satıyorduk. Şimdi daha kaliteli çay üretimi için budamayı ve kota uygulamasını getirdi. 1 ton çayın sadece 700 kilosunu satabiliyoruz. Kalan 300 kiloyu ne yapacağız? Kime satacağız? Tefecilere satacağız. Mecburen özel sektöre, düşük fiyata satıyoruz. Peki o 700 kiloyu da alsın bizden, yok onu da almıyor. Şimdi soruyorum, 2000 yılı dönemi ile şuan ki dönemin arasında bir fark var mı? Hiçbir fark yok. ‘Parayı bir ay sonra alıyorsun’ diyorlar. Ne fark eder? Ne fark eder ki, beni özel sektöre peşkeş çektikten sonra zaten özel sektör, 12 ayda bana para ödüyor. Bizi özel sektöre mecbur bırakıyorlar" diye konuştu.