Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: Maden işçileri yalnız değildir

Paylaş:
MERSİN - Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Ankara’da hakları için eylem yapan maden işçilerinin polis saldırısı ve gözaltılarla karşılaşmasına tepki göstererek, “Verilen sözler tutulsun, maden işçilerinin bütün hakları derhal ödensin” çağrısı yaptı.
 
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, aylardır ücretleri ödenmeyen maden işçilerinin Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde sürdürdüğü eyleme yönelik polis saldırısı ve gözaltılara tepki gösterdi.  Akdeniz ilçesinde buluna Özgür Çocuk Parkında yapılan açıklamada, “Yaşasın sınıf mücadelesi. Maden işçileri yalnız değildir. Verilen sözler tutulsun. Maden işçilerinin hakları ödensin” yazılı pankart açtı. 
 
Açıklama metnini platform adına Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şube Sekreteri Barış Keskinkılıç okudu. Keskinkılıç, Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin aylardır en temel hakları için mücadele ettiğini hatırlattı. 
 
‘VERİLEN SÖZLER TUTULMADI’
 
İşçilerin sadaka ya da lütuf istemediğini ifade eden Keskinkılıç, çalışarak hak ettikleri ücretlerini almak istedikleri için Ankara’da holding ve bakanlıkların kapısına dayandıklarını söyledi. Keskinkılıç, “Kendilerine verilen ödeme sözlerine rağmen sorun çözülmedi; işçiler kendi alın terlerinin karşılığını alabilmek için yeniden mücadele etmek zorunda bırakıldı” dedi. “Bir holdingin işçiye olan borcunun aylarca ödenmemesine göz yumulurken, alacağını isteyen işçinin karşısına neden polis çıkarılmaktadır?” diye soran Keskinkılıç, “Sermayenin teşvikini, kredisini, vergi kolaylığını takip eden devlet, işçinin alın terinin hesabını neden aynı kararlılıkla takip etmemektedir? Madencilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na gitmek isterken gözaltına alınması, yaşananların yalnızca bir iş uyuşmazlığı olmadığını göstermektedir. İşçilerin hak arama mücadelesinin karşısına kolluk gücü ve idari yasaklar çıkarılmıştır. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo, yıllardır sürdürülen sermaye yanlısı ekonomi politiğin sınıfsal sonucudur. Devletin sınıfsal tercihi emekten yana olmalıdır” diye konuştu. 
 
‘İŞÇİLER GÜVENCESİZLİĞE MAHKUM EDİLMELTEDİR’
 
Sermayenin karı korunurken işçinin ücret, yaşam, örgütlenme ve direnme hakkının sınırlandırılmasını kabul etmediklerini ifade eden Keskinkılıç, “Madenci üretmezse kömür çıkmaz. İşçi çalışmazsa fabrika işlemez. Emekçi üretmezse çark dönmez. Bütün toplumsal zenginliğin temelinde emek vardır. Buna rağmen emeğin yarattığı değer giderek daha fazla sermayenin elinde birikirken, o değeri yaratan işçiler yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkûm edilmektedir.?Biz buna mahkûm değiliz! Ekonominin amacı bir avuç sermaye sahibinin servetini büyütmek değil, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak olmalıdır. Yer altı ve yer üstü kaynaklarımız holdinglerin sınırsız kâr alanı değil, halkın ortak varlığıdır. Madencilik başta olmak üzere stratejik sektörlerde kamucu, demokratik, ekolojik ve emek eksenli politikalar hayata geçirilmelidir” şeklinde konuştu.
 
"Buradan bir kez daha sermayeye ve emeğin karşısında konumlanan siyasal iktidara sesleniyoruz" diyen Keskinkılıç, "Verilen sözler tutulsun, maden işçilerinin bütün hakları derhal ödensin, emeğin örgütlü mücadelesinin önündeki baskılar kaldırılsın" çağrısı yaptı.