Cezaevleri önünden seslendiler: Annelere en güzel hediye barıştır

Paylaş:

HABER MERKEZİ - Anneler Günü dolayısıyla birçok kentte cezaevleri önünde bir araya gelen Barış Anneleri, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın statüsünün tanınmasını isteyerek, "Annelere en güzel hediye barıştır" dedi. 

Barış Anneleri Meclisi, Anneler Günü dolayısıyla Kürdistan ve Türkiye'nin birçok kentinde cezaevleri önünde ortak açıklama yaptı. “Dîyarîya herî mezin ji bo dayikan aştî ye/Annelere en güzel hediye barıştır” şiarıyla yapılan açıklamalara, çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
 
AMED 
 
Amed Barış Anneleri Meclisi, Diyarbakır D Tipi Cezaevi önünde açıklama yaptı. Çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı açıklamada, “Bijî berxwedana dayikan” ve “Bijî berxwedana zindana” sloganları atıldı. Barış Annesi Hanife Akpolat tarafından okunan açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı açıklamanın ardından Kürt Özgürlük Hareketi’nin attığı adımları hatırlatarak, devletin buna karşı sessizliğine dikkati çekti. Hanife Akpolat, şöyle devam etti: "Anneler için en büyük hediye barıştır. Bu söz bizim için bir temenni değil, yılların acısıyla söylenmiş bir gerçektir. Çünkü bizler, çocuklarını toprağa veren, cezaevi kapılarında büyüten, sürgün yollarında kaybeden anneleriz. Biz anneler deneyimlerimizle ve duygularımızla konuşuyoruz fakat durduğumuz yer ve kurduğumuz söz politiktir. Çünkü yaşadığımız acılar ve deneyimler politikanın sonucudur. Kürt halkının yaşadığı acılar inkâr edilerek, bastırılarak ya da görmezden gelinerek kalıcı bir barış inşa edilemez. Bugün 'barış' deniliyor. Ama biz anneler soruyoruz Hangi barış? Evlatlarımızın mezarları başında mı barıştan söz edeceğiz? Hala tutuklamaların yaşandığı, cezaların onandığı bir süreçte mi barışı konuşacağız? Barış istiyorsanız, bunun gereklerini yerine getirerek yasal zeminleri derhal oluşturmalı, siyasi tutsakların serbest bırakılması için gereken hukuki adımları atmalısınız. Kürt halkının iradesini tanıyacak statü derhal belirlenmelidir. Ve en önemlisi, bu sürecin kilit ismi olan Kürt halk önderinin fiziki özgürlüğünü sağlayacaksınız. Onu tecrit altında tutarak barıştan söz etmek, annelerin acısını büyütmekten başka bir şey değildir. Artık hiçbir anne, evladının cenazesini omuzlamak istemiyor. Artık hiçbir çocuk, annesiz ya da geleceksiz büyümesin istiyoruz. İktidara ve tüm sorumlulara sesleniyoruz; Annelerin sesini duyun. Bu haksızlıkları sonlandıracak cesareti gösterin. Oyalamayın, geciktirmeyin, görmezden gelmeyin. Barış gelmezse, acı büyümeye devam edecek. Sürecin yasal zemine geçilmesi, zindanların boşalmasıdır. Biz artık acının değil, barışın anneleri olmak istiyoruz."
 
‘BAŞKANIMIZIN STATÜSÜNÜ İSTİYORUZ’
 
Sonrasında söz alan Barış Annesi Havva Kıran, Barış Anneleri’nin 26 yıldır tüm halkların bir arada yaşaması için başvurmadığı, gitmediği yer kalmadığını belirterek, şöyle devam etti: “Anneler hiçbir zaman savaş istemedi. Bugün Anneler Günü. Başkan’ın (Abdullah Öcalan) başlattığı barış sürecinde, bu sene Barış Anneleri’nin barışa, çocuklarına sarılsın isterdik. Çocuklarımızın yolunu takip ediyoruz. Artık annelerin gözyaşı akmasın. Başkan ve devlet birlikte müzakere yapıyor, masa kurdular. Adım atılmadı. Hala da devlet, cumhurbaşkanı ‘Terörsüz Türkiye’ diyor. Çocuklarımız barış için canını verdi. Fark etmiyor, kim olursa olsun, barışı herkes için istiyoruz. Biz terör değil, Kürdüz, hak sahibiyiz. Hak, hukuk, adalet istiyoruz. Başkanımızın statüsünü istiyoruz. Teslimiyeti asla istemiyoruz. Devlet artık annelerin sesini duymalı. Annelerin sesi dünyaya yayılıyor. Niye duymuyorlar? Bundan sonra inancımızın olması için barış adımları atılsın. Sayın Öcalan özgür olmadıkça dünyadaki hiçbir halka huzur yok. Kürt ve Türk beraber huzurlu bir ülke istiyoruz. Başkanımızın özgür olmasını, aramızda olmasını istiyoruz. Silah yakan gerillaların gelip siyaset yapması gerekiyordu. Anneler olduğu sürece çocuklarının, ülkelerinin özgürlüğü için, varlığı için yürüyeceklerdir.” 
 
 ‘YASAL ADIMLAR HIZLICA ATILMALI’
 
Sonrasında konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Adalet Kaya, Anneler Günü’nü kutlayarak,“Bir buçuk yıldır bu coğrafyada analar ağlamıyor, kan dökülmüyor. 27 Şubat 2025’te Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu çağrıyla bu mücadele başka bir marhaleye çevrildi. Bütün dünya Önder Apo’nun başlatmış olduğu süreci büyük bir titizlikle takip ediyor. Anaların ortak talebi Sayın Abdullah Öcalan’ın yasal statüye kavuşmasıdır. Cezaevinin boşalması, dağdaki gerillanın yaşam içinde yaşamını sürdürmesidir. Bunlar için yasal düzenlemeler gerekiyor. Türkiye halklarını, demokratik cumhuriyet ve hukuk çatısı altında eşit, özgür bir yaşam iradesine davet ediyorlar. Talepler net, yapılması gerekenler net. Artık yasal düzenlemeler yapılması gerekmekte, yasal adım gerektirmeyen adımların da hızla atılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. 
 
İSTANBUL 
 
İstanbul Barış Anneleri Meclisi, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde açıklama yaptı. "Annelere en güzel hediye barıştır, özgür Önderlikle buluşmaktır" pankartının taşındığı açıklamada, "Be Serok jiyan nabe", "Barışın mimarı İmralı’dadır" ve "Em şer naxwazin aşitîye dixwazin" sloganları atıldı. 
 
Açıklamadan önce konuşan Barış Annesi Sultan Bozkurt, annelere en güzel hediyenin barış olduğunu vurguladı. Ardından konuşan Barış Annesi Emine Erbek, "Önderimiz Abdullah Öcalan özgür olmadıkça ne biz ne de Kürt halkı özgür olabilir. Biz cezaevi kapılarının önünden tutsakların serbest bırakılması için bekliyoruz. Adalet Bakanı’na diyoruz ki ölümler ve cezaevleri çözüm değildir” diye belirtti. 
 
Daha sonra anneler adına açıklamayı Güliş Yılmaz okudu.
 
 
 
ŞIRNEX-MÊRDÎN
 
Şirnex ve Mêrdîn Barış Anneleri Meclisleri, Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi önünde açıklama yaptı. Cezaevine yakın bir yerde bir araya gelen anneler, "Bijî aştî" ve "Bijî berxwedana zîndana" sloganları eşliğinde yürüdü. Cezaevi önünde "Dîyarîya herî mezin jibo dayikan aştiyê mayînde ye"  pankartının taşındığı açıklamada konuşan Botan Barış Annesi Nebiye Nayır, "Anneler barış istiyor. Devlet biran önce adım atmalı. Çocuklarımız evlerine gelmeli. Her zaman barış istedik ve istemeye devam ediyoruz" dedi. Mêrdîn Barış Annesi Gurbet Tekin, "Bundan sonra anneler ağlamasın. Anneler Günü barış günü olsun. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 27 Şubat'ta tarihi bir çağrı yaptı. Bahçeli öncesinden 'Umut hakkına' dair bir çağrı yapmıştı. Ama sözlerinden durmadılar. Gerilla üstüne düşeni yaptı. PKK çalışmalarını durdurdu. Atılması gereken adımlar atılırken devletin sözleri hep sözde kaldı. Biran önce barış için yasal adımlar atılsın. Su bile beklemekten çürür. Anneler Günü’nü Önderliğimiz özgür olduğu zaman kutlayacağız" ifadelerini kullandı. 
 
Son olarak konuşan DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan da, annelerin gününü kutlayarak şunları belirtti: "Kürt anneleri her zaman sokakta seslerini yükseltti. Anneler uzun yıllar çocuklarının kemiklerini aradı, cezaevleri önünde çocuklarının yollarını gözledi. Büyük bedeller verildi. Anneler her şeye rağmen 'barış' dedi. Cumartesi Anneleri her hafta Galatasaray Meydanı'nda faillerin peşinde. Anneler özgürlük mücadelesinin öncüleri. Bu süreçte baş aktör, muhatap Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olmasına rağmen hala tutsak ve tecrit altında. Bu kabul edilemez.' Umut hakkı' için AİHM'in verdiği karar uygulanmıyor. Kürt halkı Sayın Abdullah Öcalan'a statü istiyor. Biran önce cezaevlerinin kapıları açılmalı. Şırnak Cezaevi önünden annelerle barış çağrısını yeniliyoruz." 
 
Açıklama sloganlarla sona erdi. 
 
 
 
RIHA 
 
Riha Barış Anneleri Meclisi, Hilvan Cezaevi önünde açıklama yaptı. “Dîyarîya herî mezin ji bo dayîka aşîtîye” pankartının taşındığı açıklamada basın metnini Meclis Sözcüsü Adalet Çay okudu. Adalet Çay, “Anneler gününde cezaevi önünde haykırıyoruz. Herkes sesimizi duysun. Artık barış olsun” dedi. 
 
Açıklama, “Bijî berxwedana zindana” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla son buldu. 
 
AGİRÎ
 
Agirî Barış Anneleri Meclisi, Cumhuriyet Caddesi’nden adliye önüne yürüyüş gerçekleştirdi. "Annelere en güzel hediye barıştır, özgür önderlikle buluşmaktır" pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık "Jin, jiyan, azadî azad bike rebertî" ve "Bijî Serok Apo" sloganları atıldı.
 
Adliye önünde açıklamayı Barış Anneleri adına Yıldız Seferoğlu okudu. 
 
WAN
 
Wan Barış Anneleri Meclisi, Van Cezaevi Kampüsü önünde açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada konuşan Barış Annesi Hediye Kaçak, taleplerini sıraladı. Barış Annesi Kamile Yalçın ise, “Yüzlerce çocuğumuz cezaevinde. Uzun yıllar çeşitli hastalıklarla cezaevinde tutulan çocuklarımız var. Onların bir an önce çıkması gerekiyor. Üç annemiz Meclis’e giderek barış için siyasi partilerle görüştü. Biz anne ayrımı yapmıyoruz. Türk annesi de Kürt annesi de bizim için aynıdır. Sayın Abdullah Öcalan bu halkın lideridir. O’nun ve çocuklarımızın özgürlüğünü istiyoruz” diye belirtti. 
 
Açıklama “Bîjî berxwedana zindanan” sloganıyla sona erdi. 
 
 
BEDLÎS
 
Bedlîs Barış Anneleri Meclisi, Ahlat T Tipi Cezaevi önünde açıklama gerçekleştirdi. Sık sık "Hepimiz anneyiz barıştan yanayız", "Jin, Jiyan, azadî", "Be Serok Jiyan Nabe" ve "Bijî berxwedana zindanan" sloganları atılan açıklamada konuşan Barış Annesi Nuriye Turan, "Dilimizi konuşmamıza izin vermiyorlar. Kürt ve Türk madem kardeş o zaman dilimizi konuştuğumuz için zindanlara atmasınlar. Hakkımız olanı neden alıyorsunuz?” diye sordu. 
 
Abdullah Öcalan’ın bir an önce özgür olması gerektiğini söyleyen Barış Annesi İpek Canbey, devletin adım atmasını istedi. Barış Annesi Gülperi İlbasan, "Kürt çocukları olan Gülistan Doku ve Rojin kabaiş gibi binlerce Kürt evlatları katledildi. Bunların arkasında devlet adamları çıkıyor. Adı Kürtçe olduğu için katlediliyor. Bir yıldır kimsenin burnu kanamadı. Çok sevinçliyiz. Bu barışın sağlanmasını istiyoruz. Savaşsız bir dünya istiyoruz" ifadelerinin kullandı. 
 
ÊLIH
 
Êlih Barış Anneleri, Beşiri Cezaevi Kampüsü önünde açıklama yapmak istedi ancak asker izin vermedi. Bunun üzerine cezaevi yolu üzerinde yapılan açıklamada konuşan Barış Annesi Nuran Seçkin, barış için çabalayan anneleri çiçeklerle karşılamak gerekirken, panzer ve TOMA’larla karşılandığını söyleyerek, tepki gösterdi.
 
Açıklama, “Bijî berxwedana zindanan” sloganıyla sona erdi. 
 
 
ADANA
 
Adana Barış Anneleri Meclisi, Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi önünde açıklama yaptı. Anneler, cezaevine yakın bir noktada araçlardan inerek, sloganlarla cezaevi girişine kadar yürüdü. Burada ilk olarak konuşan Barış Annesi Ayşe Alağaş, barış ısrarlarını vurguladı. Ardından konuşan Barış Annesi Ayşe Aybek de, hasta ve tahliyeleri engellenen hasta tutsakların durumuna işaret ederek, başta Abdullah Öcalan ve tüm tutsakların özgürlüğünü istedi. 
 
 
MERSİN
 
Mersin Barış Anneleri Meclisi, Tarsus Cezaevi Kampüsü önünde açıklama yaptı. Açıklamada konuşan Meclis Sözcüsü Emine Eren, Anneler Günü’nde cezaevi önünde olduklarını belirterek, barış mücadelesini sonuna kadar sürdüreceklerinin altını çizdi. 
 
Açıklama “Bijî Serok Apo” ve “Bijî berxwedana zindanan” sloganlarıyla son buldu. 
 
DÎLOK 
 
Dîlok Barış Anneleri Meclisi, Antep H Tipi Kapalı Cezaevi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, cezaevi duvarları önünde "Bijî berxwedana zindanan", "Bijî berxwedana dayika" ve "Bijî aşîtî" sloganları yankılandı. Burada konuşan Barış Annesi Perişan Akın, konuşmasında devlet yetkililerine seslenerek somut bir adım atılmasını istedi. Ardından konuşan Barış Annesi Fidan Karadağ, Anneler Günü'nü bir kutlama değil, bir mücadele günü olarak gördüklerini belirterek, “Yüreğimiz yandı, ciğerimiz parça parça oldu. Silahların, savaşın bitmesini istiyoruz” dedi. 
 
 
İZMİR
 
İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın baş müzakereci olarak statüsünün tanınması ve tüm siyasi tutsaklara umut hakkının sağlanması talebiyle Barış Anneleri, Buca Kapalı Cezaevi önünde bir araya geldi. Açıklamada, “Diyarîya herî mezin ji bo dayîkan aşitîye” yazılı pankart açılırken sık sık “Barışın mimarı İmralı’dadır”, “Özgür Önderlikle özgür yaşama”, “Bijî berxwedana zindanan” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganları atıldı. Açıklamaya, çok sayıda yurttaşın yanı sıra Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivisti Sebahat Tuncel ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk da katıldı.
 
Açıklamada ilk olarak söz alan tutsak yakını Hanife Gümüş, konuşmasına tüm annelerin, anneler günü kutlayarak başladı. Hanife Gümüş, “Oğlum Mehmet Nezir Gümüş, Burdur Cezaevi’nden aradı, tüm annelerin ellerinden öptüğünü söyledi. Devlet, cezaevlerinin kapısını açsın artık. Çocuklarımız yanımızda olsaydı, ellerimizi öpselerdi ama maalesef çocuklarımız cezaevinde, devlet hiçbir adım atmadı. Artık bir adım atılması lazım, çocuklarımız ne zamana kadar bu baskılar zulüm altında kalacak” diye sordu.
 
Sonrasında konuşan Barış Annesi Peyruze Kurt, annelere verilecek en büyük hediyenin barış olacağını ifade ederek, “Önderimizin statüsünün sağlanması, bizim için en büyük müjde olur. Bir an önce Önderliğimizin fiziki özgürlüğü sağlanırsa, statü netleşirse bu süreç daha iyi ilerleyecektir. Bizim en büyük talebimiz ve çağrımız budur” dedi.  Daha sonra söz alan DEM Parti İzmir milletvekili Burcugül Çubuk, “Halkların barışı için, eşitlik, adalet, demokrasi için tutuklar üzerinden pazarlık yapılması bırakılmak zorundadır. Başta İmralı Adası olmak üzere bu ülkede bütün hapishanelerdeki bütün siyasi tutuklar bu sistemin ürettiği suçlarla düşürülerek tutuklanmış bütün gençler hayata dönmek zorundadır. Barış içinde bütün siyasi tutsakların ve Sayın Öcalan'ın özgürlüğünün üzerindeki engel kaldırılmak zorundadır” diye konuştu.
 
'MESELE SAYIN ÖCALAN ŞAHSINDA KÜRT HALKININ STATÜSÜDÜR'
 
TJA aktivisti Sebahat Tuncel, “Mesele sadece kişisel olarak Sayın Öcalan'ın statüsü değildir. Onun şahsında Kürt halkının statüsüdür istenen. Çünkü Sayın Öcalan'ın özgürlüğü, Kürt halkının özgürlüğü, Kürt kadınlarının özgürlüğü Türkiye'nin demokrasisi demek. Yani İmralı'da bugün uygulanan tecrit, bugün Sayın Öcalan'ın üzerinde uygulanan baskı aslında Türkiye ve barışına yönelik bir baskıdır. Bu sürecin önünü açmanızın iki yolu var. Bir Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan'ın statüsünü tanımak, onun özgürlüğünü sağlamak, İmralı'nın kapılarını açmak. İkincisi de gerekli hukuki ve siyasi adımları atmaktır” diye ifade etti.
Açıklama, sloganlarla sona erdi.
 
COLEMÊRG
 
Colemêrg’in Gever(Yüksekova) ilçesinde Barış Anneleri, 10 Mayıs Dünya Anneler Günü dolayısıyla DEM Parti ilçe binası önünden Cengiz Topel Caddesi boyunca yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından Zagros İş Merkezi önünde basın açıklaması düzenlendi.
 
Barış Anneleri adına konuşan Amina Engüdar, Anneler Günü’nü kutlayarak barış ve özgürlük talebini yineledi. Amine Engüdar, “Gerçek bir barış süreci istiyoruz. Yıllardır adım atılmadı, hasta tutsaklar hâlâ cezaevinde” dedi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü talep ettiklerini belirten Amina Engüdar, avukat görüşlerine yönelik engellerin kaldırılmasını istedi. Amina Engüdar, “Kürt anneleriyle asker ve polis anneleri el ele verip barışı büyütmeli” diye konuştu. Barış Anneleri’nden Mahsima Yaşar ise cezaevlerinin boşaltılması ve hasta tutsakların serbest bırakılması çağrısında bulundu. Mahsima Yaşar, “Biz kan dökülmesini istemiyoruz, artık hiçbir annenin ağlamasını istemiyoruz” dedi.
 
Açıklamada, Barış ve Demokratik Toplum sürecine dair somut adım atılmadığı vurgulanarak barış çağrısı yinelendi. Eylem, “Savaşa hayır, barışa evet” sloganıyla sona erdi.