Rojava'ya destek: 'Anlaşma oldu, her şey bitti' dememeli, mücadele sürmeli

Paylaş:
İZMİR - İzmir’de bulunan kültür, sanat ve dil dernekleri temsilcileri, 30 Ocak'ta açıklanan anlaşmanın hayata geçirilmesi ve Rojava'ın korunması için mücadelenin devam etmesi gerektiğini vurguladı. 
 
Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ve Şam Geçici Hükümeti arasında imzalanan anlaşmanın yankıları sürerken, Kuzey ve Doğu Suriye için başlayan eylemler de devam ediyor. Kuzey ve Doğu Suriye için yapılan seferberlik çağrısına karşı dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişi haftalardır alanlarda. 
 
İzmir’de bulunan kültür ve sanat derneklerinin temsilcileri, saldırılara karşı Kuzey ve Doğu Suriye'nin yanında olduklarının mesajını verdi. 
 
'HER ŞEY BİTTİ DEMEMELİ'
 
Avesta Dil Kültür Derneği Eşbaşkanı Ramazan Kaygusuz, 30 Ocak'ta açıklanan anlaşmanın olumlu sonuçlanmasını istediklerini belirtti. Kaygusuz, "Kürt halkı birliğini sağladı, dört parça Kürdistan'da ve dünyada sokaklara çıktı. Bu direniş sayesinde egemen güçler ve bölgesel güçler mecbur kalıp geri adım attı. Eğer bu birlik ve kuvvet olmasaydı bugün daha kötü bir durum yaşanıyor olabilirdi. Kürtler 'anlaşma oldu, her şey bitti' dememeli. Mücadelemizi daha da arttırmalıyız" dedi. 
 
'DEMOKRATİK YAPIYA TAHAMMÜL ETMEDİLER' 
 
İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eşbaşkanı Hasan Ali Kılıç, Kürtlerin de diğer halklar gibi kendi kimlikleri ve haklarıyla yaşamak istediklerini vurguladı. Kılıç, "Bütün dünya halkları gibi bizler de ulusuz, tarihimiz ve toplumsal bir hakikatimiz var. Bunu yaşamak istiyoruz. Anadilimizde kendimizi ifade etmek istiyoruz" dedi. 
 
Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırıları "Kürtlerin statüsüne tahammülsüzlük" olarak nitelendiren Kılıç, "Rojava'da sadece Kürtler değil, Dürziler, Süryaniler, Araplar, Ermeniler de var. Yani orada demokratik bir toplum inşası söz konusuydu. Oradaki oluşum komünal yaşamı taahhüt ediyordu. Kadın özgürlükçü, ekolojik, demokratik toplum inşası söz konusuydu. Uluslararası emperyalistler ve yerli işbirlikçileri, bu demokratik yapıyı yapıya tahammül etmediler. O nedenle bir sarmala Kürtler dahil edildi. Ancak bu imha karşısında Kürtler direndi. Tarihte hiç olmadığı kadar kendi içinde kenetlendi. Yaşamı savundular. Dünya halkları da dayanışma gösterdi" diye konuştu. 
 
‘ROJAVA KORUNMALI' 
 
Demokratik Alevi Dernekleri'nden Zeynel Bozkurt, saldırılarla demokrasinin hedef alındığını kaydetti. Bozkurt, 30 Ocak'ta açıklanan anlaşmaya işare ederek, "Dileriz bunu tekrar bir basamak olarak kullanıp, halklara bir saldırı içerisinde bulunmazlar. Rojava’da bütün inançlar, milletler, halklar kendisini orada ifade edebiliyor. Bunun korunması için Türkiye'deki tüm halkların da buna sahip çıkması lazım. Önemli bir fırsat. Bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
 
‘BARIŞ, ROJAVA'DAN BAĞIMSIZ ELE ALINAMAZ'
 
Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırıların sadece fiziki bir saldırı olarak ele alınmaması gerekiğini söyleyen Özgür Kültür ve Sanat Derneği yöneticilerinden Gürsel Karaaslan ise, ortaya çıkan deneyim ve siyasi harekete de bir saldırı olduğunu kaydetti. Karaaslan, halkların alternatifsiz bırakılmak istendiğine ve buna karşı büyük bir direniş sergilendiğine işaret ederek, "Tarih her zaman direnişlerin yanında yer almıştır" dedi. 
 
Mevcut sistemlere karşı alternatif bir durum ortaya koymanın zorluklarına dikkati çeken Karaaslan, "Hele bu muhalif güçler içine kadını meclisleri ve çoklu kimliği kurucu üye olarak almışsa yönelim de daha ağır ve geniş olur. Ortadoğu'da Kürtlerin öncülüğünde, özellikle Kürt kadınlarının öncülüğünde yeni bir siyasal deneme yapılıyor. Ulus devletlere karşı alternatif bir siyasal paradigma denemesi var. Rojava bu bedeninin kalbidir. O kalp attığı müddetçe istesek de istemesek de dört tane devlet tedirgin oluyor. Buna karşı tedbirler geliştiriyor, birleşiyorlar. Onun için barışı Rojava'dan bağımsız ele almamak gerekiyor. Rojava'da gelişmeler ne kadar aleyhimize olursa buradaki barış da o kadar aleyhimize olur. Rojava'daki gelişmeler ne kadar lehimize ise buradaki barışın ilerlemesi de lehimize olur. Son günlerde elde edilen kimi kazanımlarla birlikte Türkiye'de de kimi şeyler anlaşılmaya başlandı. Bence önümüzdeki dönem barışın somut verilerini de almış olacağız" ifadelerini kullandı.