DAD: Suriye’deki katliama herkes ses çıkarmalı 2025-03-08 08:23:14 AMED - Suriye’de HTŞ eliyle Alevilere dönük gerçekleştirilen saldırıları kınayan DAD, herkesi bu katliamlara karşı ses çıkarmaya çağırdı.  Suriye geçici hükümetinin ülkenin kıyı kentlerinde Alevilere dönük saldırılarında katliamlar gerçekleştiriliyor. Katliamlara ilişkin yazılı açıklama yapan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Esad diktatörlüğünün uluslararası bir konsept dahilinde çöküşüyle beraber küresel güçlerin el birliğiyle iktidara taşıdığı HTŞ’nin Alevilere yönelik katliamlarına dikkat çekilerek, “HTŞ iktidara geldiği günden bu yana Alevileri hedef almakta ve Alevi yerleşim yerlerinde infazlar, tecavüzler ve gasplar gibi birçok eylemde bulunmaktadır. Son birkaç gündür katliam furyası ciddi boyutlara ulaştı. Lazkiye, Humus ve Tartus bölgelerinden gelen görüntüler kan donduran cinsten. HTŞ şemsiyesi altında toplanan cihadist örgütler, Esad diktatörlüğüne karşı biriktirdikleri öfke ve kini, tarihsel Alevi düşmanlıkları ile birleştirmekte ve toplu Alevi katliamları yapmaktadır” denildi.    ‘ORTAK YAŞAM PAYDALARINI BÜYÜTELİM’   Esad’ın ve temsil ettiği rejimin, milliyetçilik esaslı bir iktidar ideolojisi ile şekillenmiş BAAS Partisinin kurduğu rejim olduğunun altı çizilen açıklamada, şunlara yer verildi: “Ne herhangi bir diktatörlük, ne de herhangi bir milliyetçilik Alevilikle yan yana getirilemez! Dolayısıyla katliamlara gerekçe yaratmak isteyen tekfirci, selefi aklın bu çabaları beyhudedir. Bu akıl tarih huzurunda Alevilere karşı sürekli suç mahallindedir! Suriye halklarının ağır bedeller ödeyerek uzun süredir yaşadığı savaş sürecinin, milliyetçilik ve dincilik politikaları ile son bulmayacağı her defasında acı bir şekilde deneyimleniyor. Suriye'nin özgür ve demokratik geleceği ancak Alevilerin, Kürtlerin, Dürzilerin, Arapların, Hristiyan halkların ve diğer ötekileştirilenlerin ortak yaşam paydalarını büyüterek yaşam bulabilir.   'BİRBİRİMİZE XIZIR OLALIM'   Suriye'nin özgür ve demokratik geleceği için Türkiye demokratik kamuoyunun, Alevi toplumunun ve dünya insanlığının yapabileceği çok şey var. ‘Birbirimizin Xızırı olma’ ilkesinin ertelenmeyecek derecede ihtiyaç olduğu bir süreçteyiz. Yönümüz Suriye'de ki canlarımızla dayanışmaya dönük olmalı, herkes bulunduğu yerden ses çıkarmalı ve katliamlara seyirci kalınmamalıdır.  Başta Türkiye olmak üzere, Birleşmiş Milletler (BM) ve tüm küresel-bölgesel güçler bir an önce HTŞ üzerinde ki etkilerini kullanmalı ve halkların ve inançların yaşamlarını güvenceye alacak şekilde katliamları durdurmak adına adım atmalıdır! Bu kaçınılmaz insani ve vicdani görevdir! Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir.”