İzmir depreme hazır mı? 2025-03-08 09:05:00   İZMİR - İMO İzmir Şubesi Başkanı Bengi Atak, envanter çalışmasının raflarda kalmaması gerektiğini belirterek, "5 yılda aldığımız yol, hedeflediğimizin çok altında. Mühendislere daha fazla kulak verilmeli. Yapıları dirençli ve güçlü hale getirmeli" dedi.    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre son günlerde Ege Denizi’nde yaklaşık 800 deprem meydana geldi. Depremin en çok hissedildiği kentlerin başında İzmir geliyor. İzmir'de 30 Ekim 2020’de Seferihisar merkezli meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde 117 kişi yaşamını yitirdi ve binlerce kişi yaralandı. 50’den fazla bina yıkılırken, 1000’den fazla bina ağır hasar aldı. Deprem sonrası bazı alanlarda kentsel dönüş projeleri hayata geçirilirken, alınan önlemlerin halen çok yetersiz olduğu belirtiliyor.     3 İLÇEDE ENVANTER ÇALIŞMASI     İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İzmir Şubesi Başkanı Bengi Atak, Seferihisar merkezli deprem sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte bir protokol çalışması yaptıklarını, Bayraklı ilçesinde yapı stoğu envanter çalışmasına başladıklarını aktardı. Bengi Atak, "30 bine yakın binanın envanteri tamamlandı. Hemen akabinde Bornova ilçesine çalışmalar başladı ve geçtiğimiz yıl bitti. Bornova’da 60 binden fazla binanın envanteri tamamlandı. Böylelikle 100 bine yakın binanın risk önceliklendirme çalışmasını yaptık. Yapı stoğu envanter çalışması, ancak sonuç alınırsa anlamlı olur. Başka türlü sadece raflarda bilgi olarak kalır. Çalışmaların olacağı açıklaması bu anlamada sevindirici ve biz de bunun takipçisi olacağız” dedi. Envanter çalışmalarıyla deprem sonrası ilk yardımların nereye ve ne şekilde ulaştırılacağını belirlemeye çalıştıklarını ifade eden Bengi Atak, benzer bir çalışmanın Karşıyaka'da da yapılacağını dile getirdi. Bengi Atak, "Yakın zamanda büyükşehir belediyesi ile protokol imzalayarak, yapı stoğu envanter çalışması yapmayı planlıyoruz. Böylece İzmir’in resmini yavaş yavaş tamamlamış oluyoruz” diye kaydetti.    'PERİYODİK KONTROL ZORUNLU OLMALI'    Yapıların denetim ve üretim süreçlerinin problemli olduğunu kaydeden Bengi Atak, bu duruma karşı "her şantiyeye bir şef" kampanyası yürüttüklerini kaydetti. Bengi Atak, "Bir parsele kaç kat yapılacağının izni alınır ve bir mimari proje üretilir. Sonra da o mimari projeye esas olan statik projeyi hazırlarsınız. Statik proje binanın taşıyıcı sisteminin olduğu proje demek. O projenin yapılması aşamasında aslolan deprem yönetmeliğidir. Proje kontrol aşaması nispeten daha iyi. Ancak iş ne zaman ki yapının üretimine geliyor o zaman problemler daha da gün yüzüne çıkıyor. Maalesef olasılıkları arttırmış oluyoruz. Bina yapılıp anahtar teslim edildikten sonra da bir daha binaya uğramıyoruz. Bu anlamda periyodik bina kontrolünün zorunlu olmasını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.    'KENTSEL DÖNÜŞÜM GEREKTİĞİ GİBİ YAPILMIYOR'    Bengi Atak, kentsel dönüşümün gerektiği gibi ilerlemediğini ifade etti. Kentsel dönüşümün bir binanın güçlendirilmesi şeklinde görülmemesi gerektiğini vurgulayan Bengi Atak, "Kentsel dönüşüm, şehir, bölge planlamalarını ve mimarlık ilkelerini içeren bir çalışmadır. Maalesef şehrimizde konunun bu şekilde ele alındığı, ada bazlı dönüşümlerin yapıldığı ve önceden altyapıya ilişkin yapılan hataların giderildiği bir kentsel dönüşüm görmüyoruz" ifadelerini kullandı.    Yetkililerin depreme vakıf olan kurumlarla yeterli iletişimde olmadığına dikkati çeken Bengi Atak, "İzmir’de 5 senede aldığımız yol hedeflediğimizin çok altında. Konunun içinde olan mühendislere daha fazla kulak verilmesi gerekiyor. ‘İzmir’de bir deprem olacak mı?' sorusuna odaklanmak lazım. Belirsizlik hali olsa da İzmir’de bir deprem olacak. Dolayısıyla olacak o depreme karşı yapıları dirençli ve güçlü hale getirmemiz lazım. Çünkü depreme ne zaman yakalanacağımızı bilmiyoruz. Sadece kendi evlerimiz için değil, topyekün bir şekilde şehrimizi güçlendirmemiz lazım. Yurttaşlar da binalarında tadilat yaptıkları zaman taşıyıcı sisteme kesinlikle hiçbir şekilde müdahale etmemeli. Yetkililer olarak halka yol göstermemiz gerekiyor. Zaten ekonomik olarak zorlanan insanlardan kendi deprem dirençliliğini beklemek topu taca atmak olur" ifadelerini kullandı.