İzmir’de 1 Mayıs’a çağrı

Paylaş:
İZMİR- DEM Parti İzmir İl Örgütü, "Savaşa karşı barışın, sömürüye karşı emeğin, baskıya karşı demokrasi ve adalet mücadelesi birdir ve ortaktır" diyerek 1 Mayıs'a katılım çağrısı yaptı.  
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir İl Örgütü 1 Mayıs Dünya Emek ve Dayanışma Günü'ne ilişkin "Ekmek, barış ve adalet" şiarıyla il binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantının düzenlendiği salona "Emperyalizme, savaş, sömürüye karşı ekmek, barış, adalet" pankartı asıldı. 
 
Basın metnini okuyan Tülin Tümer, emperyalist saldırganlığın artığı, ekolojik, ekonomik ve siyasal krizlerin arttığı bir dönemde işçilerin 1 Mayıs'a gittiğini söyledi. Tülin Tümer, "Savaş ve krizlerle kendini var etmeye çalışan kapitalist sistem bir kez daha dünyanın her yerinde işçileri, emekçileri, yoksulları, işsizleri, güvencesiz çalışanları, kadınları, gençleri ve çocukları sömürmeye ve dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda tahkim etmeye devam ediyor. Tüm saldırıların kesişim yeri olan Ortadoğu’da savaşlar yalnızca sınırları değil, halkların yaşamlarını da parçalıyor. Emperyalist, hegemonik kapitalist güçler ve işbirlikçi bölgesel iktidarların savaş politikaları; yoksulluğu derinleştiriyor, halkları mültecileştiriyor ve emeği daha da güvencesiz kılıyor. En büyük mağdurlar yine kadınlar, çocuklar, doğa ve sömürülen emekçiler oluyor. Erkek egemen zihniyet, kadın bedeni üzerine inşa ettiği tahakküm ile kadın emeğini çok daha yoğun bir biçimde sömürüyor, şiddet, güvencesizlik ve eşitsizliği derinleştiriyor. Doğa, talan edilerek ekolojik denge altüst ediliyor" dedi.
 
'EMEK, DEMOKRASİ VE ADALET MÜCADELESİ BİRDİR'
 
Türkiye'de milyonların asgari ücret ile açlığa mahkum edildiğini ifade eden Tülin Tümer, derinleşen ekonomik krize karşı emekçilerin mücadele ettiğini söyleyerek "Vergi politikalarıyla emekçilerin üç kuruşuna göz dikilirken büyük sermaye gruplarına sağlanan vergi muafiyetleri ve teşviklerle servet yandaş tekellerde toplanıyor. Sendikal kazanımlar bir bir ortadan kaldırılırken örgütlenme, grev ve toplu sözleşme hakkı fiilen engelleniyor. Tam da içinde bulunduğumuz bu karanlık tabloda gerçekleşen Sayın Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, yalnızca siyasal bir çözümün değil; aynı zamanda emek, eşitlik, adalet, kadın özgürlüğü ve ekoloji mücadelesinin de yol haritasını sunuyor. Bu perspektif; sömürüye karşı emeğin, savaşa karşı barışın ve baskıya karşı demokrasinin birlikte savunulmasını esas alıyor. Biliyoruz ki: Barış olmadan emek özgürleşemez, demokrasi olmadan eşitlik; eşitlik olmadan toplumsal adalet sağlanamaz. Ve yine biliyoruz ki; savaşa karşı barışın, sömürüye karşı emeğin, baskıya karşı demokrasi ve adalet mücadelesi birdir ve ortaktır" dedi. 
 
Tülin Tümer son olarak İzmir'de Gündoğdu Meydanı'nda saat 11.00'da kutlanacak 1 Mayıs'a katılım çağrısı yaptı.