Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN) Mereş Şubesi, genel merkez yöneticilerinin katılımıyla 15 Nisan tarihinde katliamın yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu önünde açıklama yaptı. “Artık yeter, güvenli okul sağlıklı eğitim alanı istiyoruz”, “Eğitimde şiddete dur de”, “Öğretmene şiddete hayır” pankartları açılan eylemde sık sık, “Eğitimci Düşmanı Yusuf Tekin İstifa”, “Öğretmene Şiddete Hayır” sloganları atıldı.
Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, “Bu eğitimde yaşanan ilk şiddet değil, kalıcı politikalar geliştirmedikçe devam eder. Bu olaylarda hiç mi sorumluluğunuz yok. Bir öğretmen olarak bu sorumluluğu üzerimize alıyor ve topluma öz eleştiri veriyoruz. Sizlere de soracağız yetkililer, Yusuf Tekin sana da soruyoruz. Bu bizim yüreğimizi yaktı ama belli ki senin yüreğini yakmamış” diye tepki gösterdi.
Dinsel ve ırkçı yaklaşımların okulları kötü yönde etkilediğini belirten Zülküf Güneş, "Bir evde 5 silah 7 şarjörün ne işi var? Bunlardan çocukların etkilenmemesi normal değil, dizilerden siyasetçilere, bürokratlara herkesin dilinde şiddet var. Çocukların bundan etkilenmemesi normal değil. Hep beraber kalıcı bir politika geliştirelim. Bunu geliştiremezsek daha büyük katliamlarla karşılaşacağız. Bu okul hafıza merkezi haline getirilmeli” ifadelerine yer verdi.
EĞİTİMDEKİ GERİLİM ÇCUKLARI ETKİLİYOR
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz de eğitimdeki geriliminin çocukların psikolojik ve sosyolojik yaşam alanlarını etkilediğine vurgu yaptı. Karagöz, “Hepimizin yüreği yanıyor. Her yere kaynak aktaran iktidar, okullarımızı güvenli eğitim alanlarına getirebilirdi. Bu ülkede geçmiş döneme ait faili meçhul cinayetler aydınlatılmış olsaydı bir çocuk da katil olmazdı. Siverek’teki olaydan hemen sonra okula gittik okulda bulunan ailelerle dayanışmada bulunmak istedik, bizleri içeri almadılar. Bizleri içeri almayanlar uzun namlular ile içeri girilmesine izin veriyorlar. Buradan sesleniyoruz; bu okul bir utanç okulu, bir hafıza okulu olmalı” diye konuştu.
Açıklama atılan sloganlar ile sona erdi.
RIHA
Eğitim Sen Riha Şubesi, okullara yönelik saldırılara dair kent merkezinde bulunan Novada Park AVM önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.Basın metnini okuyan Eğitim Sen Riha Şube Eşbakanı Özlem Ulutaş Şengül, saldırıların eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar yürütülen siyasetin sonucu olduğunu belirtti.
Olayları “güvenlik zafiyeti” olarak sunmanın gerçeği örtmek olduğunu belirten Özlem Ulutaş Şengül, “Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen bir şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça sürüklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır; tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur. Ekonomik kriz derinleştikçe; işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır. Gençlerin geleceği ellerinden alınırken, şiddet ve suç örgütlenmeleri adeta teşvik edilmekte, büyütülmektedir” dedi.
Açıklama, “Kurtuluş yok ya tek başına ya hiç birimiz”, “Bakan istifa” , “Susma sustukça sıra sana gelecek” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları ile son buldu.
AMED
Amed'de ise yürüyüş gerçekleştirildi. Peyas ilçesi Lunapark Kavşağında bir araya gelen kitle "Demokratik toplum için şiddete hayır" ,"Öğretmene şiddete dur de" ve "Şiddetsiz bir toplum, güvenli okullar istiyoruz" pankartları ve "Bakan istifa", "çalışırken ölmek istemiyoruz" dövizleri ile yürüdü. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde sona eren yürüyüş sonrasında açıklama yapıldı. Kitle, "Okullara şiddete dur de" ve "Demokratik toplum demokratik okul" sloganları attı. Açıklamayı kitle adına açıklamayı Eğitim Sen 1 Nolu Şube Yöneticisi Özgür Günger Pekgül okudu.
Özgür Günger Pekgül, "Eğitim kurumları; yalnızca bilgi aktarılan yerler değil, aynı zamanda demokratik toplumun, eşitliğin ve barışın inşa edildiği kamusal alanlardır. Okullar, farklı kimliklerin, dillerin ve kültürlerin bir arada, eşit ve özgür biçimde var olmayı öğrendiği mekanlardır. Bu alanlara yönelen her saldırı, doğrudan toplumsal barışa yönelik bir tehdittir” dedi.
BARIŞ TERCİH DEĞİL ZORUNLULUK
Demokratik Toplum ve Barışın bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Özgür Gunger Pekgul "Eğitimdeki krizin çözümü, sadece polisiye tedbirler veya fiziki güvenlik önlemleriyle mümkün değildir. Gerçek çözüm; farklılıkların zenginlik sayıldığı bir barış zemininde ve her bireyin söz hakkının olduğu demokratik bir işleyişte saklıdır. Demokrasi, eğitimde dayatmacı politikalara karşı paydaşların ortak aklını devreye sokar. Adalet ve liyakat ise bireylere sistem içinde bir gelecek vaat ederek şiddete ve illegal yapılara yönelimi engeller. Barışın sağlandığı bir iklimde şiddet zemin bulamaz; demokrasinin işlediği bir yerde ise liyakatsizlik ve adaletsizlik barınamaz. Bu iki değer, çocuklarımızı çeteleşmeden, umutsuzluktan ve şiddetten koruyacak en güçlü kalkandır" diye konuştu.
Açıklama oturma eylemi ile son buldu.
ŞIRNEX
Eğitim Sen Şirnex Şubesi Silopiya'da (Silopi) bulunan Sanat Sokağı'nda "Yaşam Nöbeti" tuttu. Nöbeti siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi ziyaret etti. Nöbetin tutulduğu yerde katledilen öğretmen ve öğrencilerin fotoğrafları, "Hem yaşamak hem de yaşatmak istiyoruz" yazılı pankart asıldı. Nöbette konuşan Eğitim Sen Şirnex Şube Eşbaşkanı Adnan Şenbayram, son bir kaç gündür yaşananları hatırlatarak "Hiç birimiz güvende değiliz. Güvenlikçi bir politika ile sorun çözülmez. Yaşam nöbetini bunun için tutuyoruz. Bu nöbeti herkes için tutuyoruz" dedi.
DEM Parti Şirnex Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, katliamların göz göre göre geldiğini belirterek "Mereş'te aileleri ziyaret ettik. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Bunda hepimizin payı var. Ahlaki ve Politik bir toplumun bize ne kadar gerekli olduğunu bu günler daha fazla hissettiriyor. Bu sorun toplumsal çürüme sorunudur. En büyük suç toplumu ayrıştıran kirli siyaset yapanlarındır" ifadelerini kullandı.
Nöbette söz alan İHD Şirnex Şube Eşbaşkanı Şıvan Sakman ile ÖHD Şirnex Şube Yöneticisi Serfiraz Azad aile ve eğitim emekçilerine başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, dayanışma duygularını paylaştı.
Nöbet eylemi sloganlar ile sürüyor.
İZMİR
KESK İzmir Şubeler Platformu, Konak Metro çıkışında bir araya gelerek İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne kadar yürüdü. "Artık yeter eğitimde şiddete dur de Yusuf Tekin istifa" pankartı açılan yürüyüşte, "Sermayenin bakanı Yusuf Tekin istifa", "Karanlığa teslim olmayacağız", "Şiddet varsa hizmet yok" sloganları atıldı.
Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen İzmir 1 no'lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, günlerdir eğitimde yaşanan sorunları, sorunların kaynaklarını ve çözüm önerilerini dile getirdiklerini belirtti. Şiddetin münferit değil yanlış politikaların sonucu olduğunu kaydeden Çalık, "Bu sabah, aylardır haklarını almak için mücadele eden Temel Conta işçilerinin ve sükûneti bozma gerekçesiyle gözaltına alındıklarını öğrenmiş bulunuyoruz. Hakkını arayanlardan huzuru bozulanlara sesleniyoruz! Öğrencilere palalarla saldıranlardan huzurunuz neden bozulmuyor? Okullarımızda yaşanan şiddet can almaya devam ederken, başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere sorumluluğu olan hiç kimsenin, istifa ederek sorunların çözümü için yolu açmak gibi bir niyetleri bulunmamaktadır. Okullarda öğrencilerin bir öğün yemek temiz su ihtiyaçlarının karşılanması için dile getirilen talepler duymazlıktan gelinmektedir. MESEM’lerde yaşanan çocuk köleliği ve çocuk cinayetlerine son vermek için adım atmak yerine çocuk işçiliği ortaokullara kadar yaygınlaştırılmaktadır. Okulların nitelikli okul, niteliksiz okul diye ayrıştırılması devam etmekte, çocuklar arasında derin uçurumları, eşitsizlikleri giderecek adımlar atılmamaktadır" diye konuştu.
ARTVİN
Eğitim emekçileri, Artvin Hopa ilçesinde de iş bırakarak, Sundura ve Orta Hopa Mahalleleri'nde buluşarak Hopa Parkı'na yürüyüş düzenledi. "Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz" pankartı açılan yürüyüşte, "Bir kişi susarsa şiddet kazanır", "Sessizlik şiddeti büyütür" ve "Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa" dövizleri taşındı. Şiddete tepki amacıyla siyahlar giyen eğitim emekçileri, sık sık "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" ve "Tarikatlar bakanı Yusuf Tekin istifa" sloganlarını attı. Yürüyüşe veliler ve öğrenciler ile birlikte kentte bulunan siyasi parti ve kurumlar da katıldı.
Açıklamada konuşan Eğitim Sen Hopa Şubesi Başkanı Zeliha Yıldırım, "Üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz. Bu eylemler yalnızca bugüne değil geleceğimize sahip çıkma iradesidir. Bu şiddete zemin sunanlara karşı mücadele etmek, sadece eğitim emekçilerinin değil hepimizin görevidir. Ancak birlikte mücadele edersek bu karanlığı dağıtabiliriz. Ancak dayanışmayı büyütürsek çocuklarımızın yaşamını koruyabiliriz" ifadelerini kullandı.
Halkevi üyesi Atakan Asilbay ise öğrenci, öğretmen ve velilerin rahat olmadığını kaydetti. Sistemin her gün insanları öldürdüğünü belirten Asilbay, "Bu sistemden soracağımız bir hesabımız var. Hep birlikte mücadele edersek bu hesabı sorabiliriz. Yaşam mücadelesi var artık. Her gün başımıza ne gelecek korkusuyla yaşıyoruz. Bunu yaratan sistemdir, saraylarda oturanlardır" diye konuştu.
WAN
Eğitim Sen Wan Şubesi Sêwereg ve Mereş’te okullara dönük gerçekleştirilen saldırılara karşı başlattıkları 2 günlük iş bırakma eylemi ve insan zinciri eylemini bugün de sürdürdü. Eyleme, kentte bulunan sendika üyelerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri temsilcileri ve veliler de katıldı. “Eğitimde şiddete dur de, emekçileri ve öğrencileri koruyacak politikalar istiyoruz” pankartının açıldığı eylemde, kitle Eğitim Sen şubesi önünden Niyazi Türkmenoğlu lisesine kadar yürüdü.
Çevredeki yurttaşlar da araç kornalarına basarak eyleme destek verdi.
Ardından yapılan açıklamada konuşan Eğitim Sen Wan Şube Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt, Mereş'teki katliam ve Sêwereg’teki saldırının tek başına “bireysel şiddet olayları” olarak geçiştirilemeyeceğini söyledi. Funda Demir Bozkurt, " Bu olaylar, yıllardır adım adım derinleşen yapısal sorunların, kamusal eğitimin zayıflatılmasının, okulların koruyucu niteliğinin ortadan kaldırılmasının ve etkili önleyici mekanizmaların işletilmemesinin doğrudan sonucudur. Sorumlular bellidir, eğitim politikalarını piyasacı bir anlayışla şekillendirenler, okulları güvensiz hale getiren idari yapıyı sürdürenler ve gerekli önleyici tedbirleri almayanlardır" dedi.
Eylem, okul önünde tutulan bir saatlik yaşam nöbeti ile son buldu.
COLEMÊRG
Eğitim Sen Colemêrg Şubesi öncülüğünde iş bırakma eylemi 2'inci gününde devam etti. KESK Colemêrg Şubeler Platformu binası önünde bir araya gelen kitle, " Yaşam hakkımız güvence altına almak için daha kaç canımızı kaybedeceğiz" pankartıyla çarşı merkezine kadar yürüdü.
Yürüyüşün ardından konuşma yapan Eğitim Sen Colemêrg Şube Eşbaşkanı Şükran Sönmez Güldal, şiddetin yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceğinin belirterek,"Son 10 yılda ataması yapılmayan 300 öğretmen yaşamına son vermiştir. Son 3 yılda okullarda yaşanan saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetmiştir" dedi.
GEVER
Okullara yönelik saldırılar, Gever (Yüksekova) ilçesinde Eğitim-Sen öncülüğünde protesto edildi. Halit Okay İlkokulu önünde bir araya gelen kitle, daha sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüyerek basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasının metni Eğitim-Sen Yüksekova Temsilcisi Mehmet Canan tarafından okundu.
Eylem, alkış ve sloganlarla sona erdi.
MÛŞ
KESK Mûş Şubeler Platformu, okullarda yaşanan şiddet olaylarına tepki göstermek amacıyla, Atatürk Çocuk Parkı önünde basın açılaması gerçekleştirdi. "Eğitimde şiddete dur de! Öğretmene şiddete hayır" ve "Okullarda şiddete dur de" pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda eğitimci katıldı. Eğitim Sen Mûş Şube Başkanı Ali Taylan, eğitimde şiddetin sadece okul sıralarında meydana gelen bir durum olmadığını söyleyerek, yoksulluğun, eşitsizliğin, güvencesizliğin ve baskının arttığı bir toplumsal düzende şiddettin de arttığını belirtti.