Erbay: Süreci demokratik ve ekonomik adımlarla güçlendirmek gerekir
WAN- DOĞUSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Erbay, “Barış süreci toplum açısından önemli, sürecin demokratik ve ekonomik adımlarla güçlendirilmesi gerekir” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde başlatmış olduğu Barış ve Demokratik Toplum Süreci, siyaset arenasının yanı sıra iş dünyasında da konuşulmaya devam ediliyor.1 yılını geride bırakan sürece ilişkin hem siyaset hem de iş dünyasının ortak çağrısı ‘Devletin somut atması’ yönünde. Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DOĞUSİFED) Başkanı Müslüm Erbay sürece dair değerlendirmelerde bulundu. Erbay, “İki taraflı yürüyen bu süreçte bazı detayları gözden kaçırmamak lazım. Bir taraf süreci daha hızlı ilerletirken öteki taraf yani devlet tarafı ağır adımlar atıyor” dedi.
‘DEVLET SÜRECİ AĞIR İLERLETİYOR’
Sürecin iş dünyasında bayram havası ile karşılandığını ve kendileri için değerli olduğunu ifade eden Erbay, “Bu güne kadar süreç olumlu bir şekilde ilerlediğini söylemek mümkün. Ancak bazı detayları da görmezden gelmek olmaz. Süreç iki tarafın birlikte yürüttüğü bir süreç, bir taraf süreci daha hızlı ilerletirken, diğer taraf yani devlet tarafı sürece daha temkinli ve daha ağır adımlarla ilerletiyor. 42 yıllık bir savaşın tabi ki sadece ekonomik bakımdan değil, her yönü ile ülkeye verdiği hasar çok büyük. Biz daha önce bunun bir ön çalışmasını yaptık. 42 yılda savaşa harcanan bütçenin 4 trilyon dolar olduğunu tespit ettik. Harcanan 4 trilyon doların ekonomik kaybı bölgesel dağılımının yaklaşık olarak yüzde 90 kaybın bu bölgenin kaybı olduğunu söylemek mümkün. Ülke olarak elbette çok acılar yaşadık ama batıda olan insanların yaylaları yasaklanmadı, onlar yaylarına çıkabildi ve çiftçiliğine devam etti, ama bölgede boşaltılan köyler ve yasaklanan yaylalar bu bölgeye ciddi zarar verdi” dedi.
EKONOMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ ÖNEMLİ
Bölgenin iki temel büyük ihtiyacı olduğunu hatırlatan Erbay, “Bu iki unsurdan biri kardeşlik hukukunun geliştirilmesi, ikinci ise ekonominin güçlendirilmesi. Bunun için iş dünyasına düşen ciddi görevler var, iş dünyası hem temkinli hem de kullandığı dile dikkat etmek zorunda. Biz siyasetçiler kadar rahat olamıyoruz bunun için bize düşen en büyük görevlerden birisi de, doğu ve batı arasındaki gayri safi milli hasılanın düşüklüğünden, yerel ve bölgesel kalkınmaya kadar her türlü gayreti göstermek. Bunun için mücadele etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
TUTSAK SİYASETÇİLER
Kürt siyasetçilerinin halen cezaevinde olmasının sürecin ruhuna uygun olmadığını sözlerine ekleyen Erbay, “Kürt siyaseti geçmişte çok badireler atlattı ve çok bedeller ödedi, halen de içerde çok sayıda Kürt siyasetçi var. Bunların aşılacağını ve bu sürecin ruhuna uygun bir şekilde davranılması ve siyasetçilerin tahliye edilmesini, bununla beraber halk tarafından seçilmiş belediye başkanlarının demokrasinin ruhuna uygun olarak görevlerine dönmesini ve kayyımların geri çekilmesini çok kıymetli buluyoruz” diye belirtti.
‘İKİ AJANDADAN BİRİ EKONOMİ OLMALI’
Bölgede Kürt siyasetinin güçlü olduğunu ve bölge ekonomisi ile yakından ilgilenmesi gerektiğini belirten Erbay, “Kürt siyaseti bölgede çok güçlü özelikle de Wan’da 14 belediyenin de 14’ünü almış bir DEM Parti var. Mecliste ciddi sayıda milletvekili sayısı var. Şunu net bir şekilde söylemek istiyorum; Kürt siyasetinin çantasında iki ajanda varsa bundan bir tanesi mutlaka ama mutlaka ekonomi ajandası olmalı. Özelikle son zamanlarda DEM Parti Eş Genel Başkanlarının ekonomiyi konuşuyor ve tartışıyor olmaları bizi çok sevindirdi. Bunun için ekonomi olmazsa olmazımız olmalıdır. İş dünyası bu alandaki atılımlar ve yatırımlar için cesaretlendirilmeli hatta ön açıcı olunmalı. Bölgede ekonomi ile ilgili yerel ve bölgesel kalkınma ile ilgili köylerden kentlere, yerelden ulusala ekonomi çalıştaylarının yapılması değerlidir” şeklinde konuştu.
MA / Lütfü Pala