MERSİN - Cezaevleri ve hasta tutsakların durumuna dikkati çeken İHD Yöneticisi Muammer Derinci, “Barışın önünü açılması için öncelikle İmralı Hapishanesi’ndeki şartların değişmesi gerekir” diye belirtti.
Cezaevlerinde tutsaklara dönük baskı ve hak ihlalleri sürüyor. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrının ardından başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında devlet ve iktidar adım atmadığı gibi cezaevlerindeki ihlaller ağırlaşıyor. İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) Nisan 2025 verilerine göre, cezaevlerinde en az bin 412 hasta tutsak bulunuyor. Bunlardan 335'inin durumu ağır, 230'u ise günlük yaşamını tek başına idame ettirecek durumda değil, 105'inin ise desteğe ihtiyacı var. Ağır hasta tutsak olmalarına rağmen tahliye edilmeyen Mehmet Edip Taşar ve Rojhat Babat son 15 gün içerisinde yaşamını yitirdi.
İHD Mersin Şubesi Hapishaneler Komisyonu üyesi Muammer Derinci, başlatılan sürecin cezaevlerine halen yansımadığını belirtti.
'DEVLET KENDİ KURUMUNU YOK SAYIYOR'
Gelinen aşamada devletin sürece denk bir adım atmaması ve hasta tutsakların tahliye edilmemelerinin umutları tükettiğini söyleyen Derinci, “Cezaevlerinde yapılan ziyaretlerde bunu net bir şekilde gözlemleyebildik. Tutsaklar, cezaevinde ölüm haberi aldıklarında ‘bu cezaevinde benim tabutum çıkacak’ diyor. Böyle kötü bir görüntü var” diye belirtti. Hasta tutsakların devlet hastanelerinin verdiği “cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen bırakılmadıklarını hatırlatan Derinci, “Devlet hastanesinin kendisi devletin resmi bir kurumudur. Ancak kendi yerel kurumu olan devlet hastanesinin verdiği bir raporu yok sayarak, başka bir kurum olan Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk ediliyor. Bu da durumun sürüncemede bırakıyor. Her ne hikmetse yerelin cezaevinde kalamaz raporuna karşılık ATK bu defa cezaevinde kalabilir yönünde karar veriliyor. Burada esasen bir idam cezası yok deniliyor ama fiili bir idam ve yaşam hakkının ihlalidir. Fiili bir idam cezası uygulanıyor. Cezaevinde diş sorunu yaşamayan çok az mahpus var. Zamanında tedavi edilmediği için bağırsak ve mide rahatsızlığına kadar gidiyor. Oysa bu hastalıklar dışarıda basit bir şekilde tedavi edilebilir” ifadelerini kullandı.
'HASTA TUTSAKLAR YETERLİ GÜNDEM OLMUYOR’
Hasta tutsakların yeteri kadar gündem olmadığını söyleyen Derinci, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için derhal tahliye edilmeleri gerektiğinin altını çizerek, ekledi: “Bu hem hukukun gereğidir hem vicdanın gereğidir. Çünkü hasta tutsakların her geçen gün durumları ağırlaşıyor. Bugün Tarsus Hapishanesi’nde ya da başka bir hapishanede hangi hak ihlali varsa bu ihlal esasen öncelikle İmralı'da uygulanmıştır. Devlet, İmralı'da her türlü hak ihlalini test ediyor, ondan sonra bunu diğer bütün hapishanelerine yayıyor. Barışın önünü açılması için öncelikle İmralı Hapishanesi’ndeki şartların değişmesi gerekir.”