Pîrsûs Katliamı’nın 130’uncu ayında adalet talebi

Paylaş:

İSTANBUL/İZMİR - Suruç Aileleri İnisiyatifi, Pîrsûs Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 sosyalist genci anarak, sorumluların ortaya çıkarılması ve etkin yargılama yürütülmesini talep etti. 

Suruç Aileleri İnisiyatifi, Riha'nını Pîrsûs (Suruç) ilçesinde bulunan Amara Kültür Merkezi'nde DAİŞ'in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda yaşamını yitiren 33 sosyalist genci, katliamın 130'uncu ayında düzenledikleri eylemlerle andı. 
 
İSTANBUL 
 
Suruç Aileleri İnisiyatifi, Halitağa Caddesi'nde açıklama ve oturma eylemi düzenledi. Çok sayıda sosyalist gencin katıldığı anmada, yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşınırken sık sık "Suruç için adalet, herkes için adalet", "Suruç’un hesabı sorulacak" ve "Suruç'u unutma, unutturma" sloganları atıldı.
 
Bu ayki basın açıklamasını, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyesi Emir Sağlam okudu. Sağlam, 130 ay önce yıkılmış bir kenti yeniden inşa etmek amacıyla yola çıkan, çoğu üniversite öğrencisi olan gençlerin mola verdikleri Pirsûs'ta canlı bomba saldırısına uğradığını hatırlattı. Sağlam, "Yapılan saldırı sonucunda 33 düş yolcumuz ölümsüzleşirken, yüzlerce arkadaşımız yaralandı. Suruç Katliamı davası, gerçek failleri ve sorumluları ortaya çıkarmaktan uzak, daraltılmış bir yargılama pratiğiyle sürdürülmektedir. Dosya, saldırıyı gerçekleştiren kişiyle sınırlı tutulmuş; katliamın planlayıcıları, azmettiricileri ve ihmali bulunan kamu görevlileri yargı önüne çıkarılmamıştır. Bu durum, cezasızlık politikasının açık bir göstergesidir.Katliam öncesinde saldırganın ve bağlı olduğu IŞID hücresinin güvenlik birimlerinin bilgisi dahilinde olduğuna ilişkin çok sayıda veri bulunmasına rağmen, bu bilgiler etkili bir soruşturmanın konusu yapılmamıştır. İstihbarat ve emniyet birimlerinin sorumluluğu görmezden gelinmiş, dosya üzerindeki gizlilik kararlarıyla gerçeğin açığa çıkması engellenmiştir" diye konuştu. 
 
'KATLİAMIN YOLUNU AÇAN HERKES YARGILANMALI'
 
Pirsûs Katliamı'nın münferit bir saldırı olmadığının altını çizen Sağlam, "Örgütlü ve önlenebilir bir katliamdır. Bu nedenle yalnızca tetikçilerin değil, bu katliama giden yolu açan herkesin yargılanması gerekmektedir. Bizler; Suruç Katliamında ölümsüzleşenlerin aileleri, yaralılar, avukatlar ve adalet talebini büyütenler olarak taleplerimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz. Katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılmasını, ihmali ve sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmesini, firari sanıkların yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını, Suruç Katliamı'nın insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesini ve zaman aşımı uygulanmamasını, adil, şeffaf ve etkin bir yargılama yapılmasını talep ediyoruz" diye belirtti.
 
'ADALET MÜCADELESİ ENGELLENMEYE ÇALIŞILIYOR'
 
Sağlam, 130 aydır adalet mücadelesinin de engellenmeye çalışıldığını kaydeden, "Düş yolcularımızın mezarları tahrip edildi, mezar anmalarımız ve etkinliklerimiz engellenmeye çalışıldı, adalet oturumlarımız yargılama konusu yapılmaya çalışıldı.  3 Şubat siyasi kırım operasyonunda tutuklanan arkadaşlarımız ve gazilerimiz devamlı olarak işkenceye, keyfi dayatmalara ve tehditlere maruz kalıyor. 100 günü aşkın süredir tutuklular ve mücadelelerini hapishane koşullarında sürdürmektediler. Adalet mücadelesi verdiği için tutsak edilen tüm dostlarımızı, inisiyatif üyelerimizi ve Suruç Gazilerimizi zindanlardan alacağız. Onlar hep bizimleydi; yarın çıktıklarında da aynı mücadelede yan yana olacağız" dedi.
 
İZMİR 
 
Suruç Aileleri İnisiyatifi Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi (TSKM) önünde de basın açıklaması ve 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi. Açıklamada, "Hiçbir düş yarım kalmayacak" pankartı açılarak "Suruç için adalet herkes için adalet", "Suruç'u unutma unutturma" sloganları atıldı.
 
Adil, şeffaf ve etkin bir yargılamanın talep edildiği açıklamada, "Dosya, saldırıyı gerçekleştiren kişiyle sınırlı tutulmuş; katliamın planlayıcıları, azmettiricileri ve ihmali bulunan kamu görevlileri yargı önüne çıkarılmamıştır. Bu durum, cezasızlık politikasının açık bir göstergesidir. Katliam öncesinde saldırganın ve bağlı olduğu IŞİD hücresinin güvenlik birimlerinin bilgisi dahilinde olduğuna ilişkin çok sayıda veri bulunmasına rağmen, bu bilgiler etkili bir soruşturmanın konusu yapılmamıştır. İstihbarat ve emniyet birimlerinin sorumluluğu görmezden gelinmiş, dosya üzerindeki gizlilik kararlarıyla gerçeğin açığa çıkması engellenmiştir" denili. 
 
Katliama giden yolu açan herkesin yargılanması gerektiği vurgulanan açıklamada inisiyatifin talepleri şu şekilde sıralandı:
 
"* Katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılmasını,
 
* İhmali ve sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma
yürütülmesini,
 
* Firari sanıkların yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını,
 
* Suruç Katliamının insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesini ve zaman aşımı
uygulanmamasını,
 
* Adil, şeffaf ve etkin bir yargılama yapılmasını talep ediyoruz."
 
Basın açıklaması oturma eyleminin ardından sona erdi.