Sendika temsilcisinin Toroslar Belediyesi’ne karşı hukuk mücadelesi

Paylaş:

MERSİN - CHP'li Toroslar Belediyesi’nin savunmasını almadan işten çıkarttığı sendika temsilcisi Kenan Semen, baskı ve mobinge tepki göstererek, hukuk mücadelesi başlattığını belirtti.

Mersin Toroslar Belediyesi’nin Park ve Bahçeler Birimi’nde 2 yıldır görev yapan DİSK/Genel-İş Mersin Şubesi Birim Temsilcisi Kenan Semen’in, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinde işçi haklarını savunduğu ve idarenin “usulsüzlüklerine” karşı çıktığı gerekçesiyle iş akdi Kod 26 (İş yerinde siyasi, dini, ırksal propaganda) maddesi ile feshedildi. 
 
2024 yerel seçimlerinde Kürt seçmenin ve sol partilerin "kent uzlaşısı" ile destek verdiği ve 30 yıl aradan sonra sağ partilerden alınan Toroslar Belediyesi’nde sular durulmuyor. Daha önce Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği destek ve "mutlak butlan" tartışmaları sonrası CHP’li Abdurrahman Yıldız için "Seçilmesine destek verdiğimiz için kamuoyundan özür dileriz" açıklaması yapan Yeşil Sol Parti Mersin İl Örgütü, belediyede yaşanan son gelişmelerin ardından bir kez daha açıklama yayımladı. Belediyede sistemli bir işçi kıyımının yaşandığını belirtilen açıklamada, “2 yıldır birimde görev yapan ve TİS temsilcisi olan Semen’in işine son verilme sürecinde pes dedirten iddialar yer aldı. İşçinin, Park ve Bahçeler Birimi'ne ait kurumsal WhatsApp grubunda siyasi içerikli paylaşımlar yapmaya zorlandığı öne sürüldü. Semen’in, Özel Kalem Müdürü’nün makamına gitmeyerek ‘üste itaatsizlik ettiği’ iddia edildi. Parti yönetimi, işçinin usulüne uygun yazılı veya resmi bir çağrı almadığını, ‘itaatsizlik’ suçlaması tamamen soyut, temelsiz ve kötü niyetli bir kurgudan ibarettir” ifadeleri yer aldı. 
 
 
Semen, yaşadığı hukuksuzluğu ve belediye yönetiminin tutumuna dair konuştu.
 
‘TABANINA SIRTINI DÖNDÜ’
 
Semen, CHP’li Yıldız’ın seçildiği tabana sırtını döndüğünü belirterek, "Abdurrahman Yıldız; bu kentte başta Kürtler olmak üzere sol ve sosyalist örgütlerin gece gündüz demeden büyük emek harcamasıyla seçilmiş ancak geldiği makamda geçmişini inkar eden bir pozisyona düşmüştür. Hakkımda açılmış tek bir disiplin soruşturması, tutulmuş bir tutanak ya da verilmiş bir uyarı dahi yokken Kod 26 ile iş akdim apar topar feshedildi. Abdurrahman Yıldız’ın müesses nizamın yanında yer alarak vermek istediği mesaj şudur: 'Benim sol ve sosyalist yapılarla artık hiçbir bağım kalmamıştır.' Bu yaklaşım, tek adam rejiminin yereldeki açık bir tezahürüdür" diye belirtti. 
 
‘SENDİKA İŞVERENLE İŞ TUTUYOR'
 
Süreçte en ağır darbenin örgütlü oldukları DİSK/Genel-İş Mersin Şubesi tarafından vurulduğunu söyleyen Semen, sendikal bürokrasiye ve sarı sendikacılık anlayışına tepki gösterdi. Semen, “TİS imzalanmasının üzerinden 1.5 yıl geçmesine rağmen sendika, işçilerin temel haklarını içeren TİS kitapçığını dahi basıp dağıtmaktan aciz kalmıştır. İşçiler hangi hakları elde ettiklerini bilmemektedir. Defalarca dile getirmeme rağmen 'Basımda, İstanbul'dan gelecek, Ankara'dan gelecek' diyerek 1.5 yıldır süreci oyalamaktadırlar. Yılbaşında yapılan zam oranlarında, enflasyon farkına ek olarak 'Başkanlık takdir hakkı' maddesi vardı. Enflasyon zammı verilirken başkanlık takdir hakkı kullanılmadı; işçilere yalnızca TÜİK verilerine göre zam yapıldı. Ancak sendika, kendi üye aidatlarına anında zam yapmayı bildi. İşçinin boğazından geçecek bir lokma ekmeğin hesabını yapmayan sendika, sıra kendi gelirine gelince hiç tereddüt etmemiştir. Bu durumu şiddetle kınıyorum" diye belirtti. 
 
'İŞÇİLERE TEHDİT'
 
Belediye yönetiminin baskılarının tüm çalışanlara yayıldığını vurgulayan Semen, Personel İşleri Müdürü Mevlüt Çoban’ın, bir önceki sendika (Hizmet-İş) döneminde kazanılan ve İstinaf Mahkemesi tarafından onaylanan geriye dönük alacaklar için işçileri açıkça tehdit ettiğini söyledi. Semen, işçilere "Ya işinize devam edersiniz ya da önceki sendikanın kazandığı parayı alır, işinizden olursunuz" şeklinde kazanılmış hak gaspının dayatıldığını aktardı. TİS masasında işçi lehine sundukları temel insani taleplerin belediye bürokratlarınca sert şekilde reddedildiğini ifade eden Semen, sözlerini şöyle sürdürdü: "TİS görüşmeleri yapılırken şirket müdürüne iki temel talepte bulundum; Kadın çalışanlara pozitif ayrımcılık uygulansın ve haftalık çalışma süresi 45 saatten 40 saate düşürülsün. İşçiler haftalık 45 saati tamamlamak için Cumartesi günleri yarım gün çalışmak zorunda kalmaktadır. Toplumsal yükü en ağır olan kadınların kendilerine, sosyal yaşamlarına ve çocuklarına zaman ayırabilmesi gerekir. Bu taleplerim Personel İşleri Müdürü ve Şirket Müdürü tarafından çok sert bir şekilde reddedildi. Aynı toplantıda işçilerin açlık ve yoksulluk sınırında olduğunu, madem sosyalist bir belediyecilik ve devrimci sendikacılık iddiası var, yemek yardımının simit-ayran parası üzerinden değil kalori hesabı üzerinden yapılması gerektiğini söylediğimde de Personel İşleri Müdürü Mevlüt Çoban, 'O zaman diğer haklarınızdan kısarız' diyerek bizleri yine tehdit etti” ifadelerini kullandı. 
 
'DAVA AÇTIK'
 
Semen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fesih bildiriminin ardından avukatımla görüşüp savunmamı hazırlayarak gerekli hukuki işlemleri başlattık. Ancak savunmamı sunar sunmaz, disiplin kurulu dahi kurulmadan iş akdim feshedildi. En az iki sendika temsilcisinin bulunması gereken bir disiplin kurulunda ifadem ve görüşüm dahi alınmadan karar verildi. Hukuki süreç gereği uzlaşma kuruluna gidildi; avukatlar karşı karşıya gelerek taleplerini beyan etti. Ancak karşı taraf, siyasal kin ve egosundan kaynaklı olarak geri adım atmayacağını belirtti. Biz de davamızı açtık, bundan sonraki süreci mahkeme kanalıyla takip edeceğiz."
 
MA / Hamdullah Yağız Kesen-Mehmet Güleş
 
İlgili Haberler
Eylemdeki öğretmenin annesi: 82 puan alan kızımın hakkını arıyorum <font color=#ff0000> VİDEO HABER </font>
Eylemdeki öğretmenin annesi: 82 puan alan kızımın hakkını arıyorum VİDEO HABER

Güvencesiz çalışma koşulları ve düşük ücrete karşı eylemde olan öğretmenlerden Sena Güler'in annesi Selma Güler, "82 puan alan kızımın hakkını arıyorum” dedi.

Tutuklu avukatlar için açıklama
Tutuklu avukatlar için açıklama

NATO Zirvesi soruşturmaları kapsamında tutuklanan avukatlara yönelik suçlamaları kabul etmeyen hukuk örgütleri, avukatlık faaliyetlerinin hedef alındığını belirtti.

KESK ihraçlara karşı  Adalet Bakanlığı önünde olacak
KESK ihraçlara karşı Adalet Bakanlığı önünde olacak

KESK’in “İşimizi Geri İstiyoruz” şiarıyla Adalet Bakanlığı önünde yapacağı nöbete çağrı yapan Saliha Zorlu, “Barış gerçekleşecekse ihraçlar görevlerine derhal iade edilmelidir” dedi.

NATO gözaltılarına tepki: Kamu düzenini bozan valiliktir
NATO gözaltılarına tepki: Kamu düzenini bozan valiliktir

NATO Zirvesi nedeniyle gerçekleştirilen saldırı ve gözaltılara tepki gösteren DEM Parti Milletvekili Burcugül Çubuk, “Kamu düzenini Ankara Valiliği bozmuştur” dedi.

Çevre yolunun ikiye ayırdığı mahalle: Evimizin içinde bile güvende değiliz
Çevre yolunun ikiye ayırdığı mahalle: Evimizin içinde bile güvende değiliz

Qoser’in Bahçelievler Mahallesi'nden geçen çevre yolu, binlerce öğrenci ile yüzlerce aileyi her gün kaza tehlikesiyle karşı karşıya bırakırken, yurttaşlar kalıcı önlem alınmasını istedi.