Mûş'ta ekoloji çalıştayı: Kırıma karşı kolektif mücadele edilmeli

Paylaş:
MÛŞ - Mûş’ta gerçekleşen "Murat Nehri’nden siyanür değil yaşam aksın" çalıştayına katılanlar, doğa kırımına karşı örgütlü mücadeleye dikkat çekerek, “Doğayı savunmak, yaşamı savunmaktır" diye belirtildi. 
 
Mûş Belediyesi, "Murat Nehri’nden siyanür değil yaşam aksın" konulu ekoloji çalıştayı düzenledi. Bursa-Mûş Kardeşliği Konferans Salonu'nda yapılan çalıştaya, çevre kent ve ilçelerden hukukçu, ekolojist, sivil toplum örgütü temsilcisi ve yurttaşlar katıldı. 
 
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Mûş Belediye Eşbaşkanı Tuba Sayılğan, doğaya yönelik her müdahalenin yaşama saldırı olduğunu belirterek, "Bugün yaşadığımız ekolojik kırım tesadüf değildir. Siyanürlü altın madenciliği talanın en büyük örneklerinden bir tanesidir. Bu yalnızca bir doğa sorunu değil, halk sağlığı sorunudur" diye belirtti. Ardından konuşan Mûş Belediye Eşbaşkanı Sırrı Söylemez, doğayı korumak ve ekolojik tahribatı konuşmak için bir araya gelindiğini kaydetti. Madencilik faaliyetlerinde kullanılan kimyasalların tehlikesine dikkat çeken Söylemez, kamu yararı çerçevesinde projelerin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. 
 
'DOĞAYLA DA BARIŞILMALI'
 
Gîyadin Belediye Eşbaşkanı Adnan Doğan, İliç maden faciasının benzerinin yaşanmaması için güçlü bir mücadelenin gerektiğini belirterek, projelerle Gîyadin'in insansızlaştırıldığını ve hayvancılığın sürdürülemediğini söyledi. 
 
Mezopotamya Ekoloji Hareketi (MEH) Eşsözcüsü Erdoğan Ödük, meselenin Gîyadin'le sınırlı olmadığını, Kürdistan'da farklı dönemlerde farklı yöntemlerle ekolojik yıkımın gerçekleştirildiğini vurguladı. Olayın sadece sermaye sorunu olmadığına işaret eden Ödük, "Bu bir özel savaş politikasıdır. Yapılan HES'lere baktığımız zaman, DSİ'nin aldığı kararlarda 'güvenlik barajları' kavramı kullanılıyor. Bugün sembolik alana saldırıyorlar. Varto, Ağrı, Besta bunun örneğidir. İsmini doğru koymazsak büyük yanılırız. 2000'li yılların başına kadar milyonlarca insan göçertildi. İki yıldır bir barış sürecine girdik. Ama sadece silahlar sustuğunda barış olmuyor. Doğayla bütünleşildiğinde barış gerçekleşir" ifadelerini kullandı. 
 
'DOĞA KIRIMINA KARŞI KOLEKTİF MÜCADELE GEREKLİ'
 
Daha sonra Kimya Mühendisi Cüneyt Uygur, bir sunum gerçekleştirdi. Uygur, sunumunda Murat Nehri'ne dair teknik bilgiler vererek, siyanürlü altın maden çalışmalarının nehir üzerindeki ekolojik tahribatları anlattı. Sunumun ardından Erzingan Licik'te yaşanan maden faciasına dair sinevizyon gösterimi gerçekleşti.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Demokratik Yerel Yönetimler üyesi Hatice Uçar, kadın özgürlükçü, ekolojik paradigmaya dikkat çekerek, enerji üretimi sağlanırken, geri dönüşümün düşünülmediğini dile getirdi. Yerel yönetimlere büyük bir görevin düştüğünü ifade eden Hatice Uçar, doğa kırımının kolektif bir akılla engellenmesi gerektiğini dile getirdi. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Wan üyesi Rojhat Özgökçe de, Gîyadin'de yaşanan durumun yaşam alanlarına saldırı olduğunu vurgulayarak, doğa katliamına karşı verilmesi gereken mücadele için bir araya gelindiğini söyledi. 
 
İKİNCİ OTURUM
 
Katılımcıların değerlendirmesiyle devam eden birinci oturumun ardından ikinci oturum gerçekleşti. Bu oturumda söz alan Avkevir Belediye Eşbaşkanı Cemile Duman, Murat Nehri'nin zehirlenmesine karşı ciddi refleksin gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
 
‘YAŞAM ALANI TALAN EDİLİYOR’
 
DEM Parti Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, "İnsansızlaştırma politikasına hizmet ediliyor. Kürdistan halkı, göçle karşı karşıya bırakılıyor ve bu da 'yatırım' adı altında sunuluyor. İnsanların yaşam alanı talan ediliyor. Mûş deprem bölgesi. JES ve HES gerçekleşirse deprem kaçınılmazdır. Mûş'ta bu kırıma karşı büyük bir uyanış var. Biz de bu doğrultuda örgütlü olmamız gerekiyor. Doğayı savunmak, yaşamı savunmaktır" dedi. DEM Parti PM üyesi Faruk Uygur, doğa kırımının çok yönlü zararlarını sıraladı. 
 
 
 
İlgili Haberler
JES nöbetini Mengel köyü devraldı
JES nöbetini Mengel köyü devraldı

Gimgim'in Xwarik köyünde JES projesine karşı devam eden nöbet eylemini Mengel köyü devraldı.

Qoser'de yıllardır değişmeyen manzara: Zergan çöp içinde
Qoser'de yıllardır değişmeyen manzara: Zergan çöp içinde

Qoser’de yıllardır ıslah edileceği yönünde açıklamalar yapılan Zergan Deresi’nde kirlilik ve kötü koku sürerken, dere kenarında yaşayan yurttaşlar artık kalıcı bir çözüm istiyor.

Şirnex’te yıllar sonra gezu bolluğu
Şirnex’te yıllar sonra gezu bolluğu

Şirnex’te yağışların bu yıl bol olması nedeniyle meşe ağaçlarında şifa olarak görülen gezu bolluğu yaşanıyor. Büyük emekle toplanan gezu geleneksel yöntemler ile pekmeze dönüştürülüyor.

Avrupa’da yangınlar büyüyor: 200 binden fazla kişi tahliye edildi
Avrupa’da yangınlar büyüyor: 200 binden fazla kişi tahliye edildi

Avrupa genelinde etkili olan orman yangınlarında 200 binden fazla kişi tahliye edilirken, 254 bin hektarı aşkın alan yandı ve en az 16 kişi yaşamını yitirdi.

Kanîreş festivaline katılanlar: Doğamızı korumak için birleşmemiz lazım <font color=#ff0000> VİDEO HABER </font>
Kanîreş festivaline katılanlar: Doğamızı korumak için birleşmemiz lazım VİDEO HABER

Kanîreş Kültür ve Doğa Festivali’ne katılan yurttaşlar, Kürdistan doğasının maden, HES ve JES’lerle talan edildiğini belirterek, “Doğamızı, geleceğimizi korumak için birleşmeliyiz” dedi.