'Barışın muhatapları için demokratik koşullar sağlanmalı'

Paylaş:

MÊRDÎN - DEM Parti Mêrdîn Gençlik Meclisi, sürece dair yaptığı açıklamada, "Önder Apo'nun fiziki özgürlüğüne giden demokratik ve hukuksal adımlar atılmalı ve barış sürecinin ilerleyebilmesi için gerekli siyasal zemin güçlendirilmelidir" dedi. 

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Gençlik Meclisi, "Barışın muhatabıyla eşit koşullarda eşit siyaset" şiarıyla Qoser (Kızıltepe) ilçesinde açıklama gerçekleştirdi. Kürt sorununun demokratik çözümü için diyalog kanallarının güçlendirilmesi, İmralı'daki tecridin son bulması ve Abdullah Öcalan'ın sürece katkı sunabileceği koşulların oluşturulması amacıyla Qoser Özgürlük Meydanı'nda yapılan açıklamaya gençlik meclisi üyelerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda kişi katıldı. 
 
Açıklamayı DEM Parti Mêrdîn Gençlik Meclisi üyesi Tuba Çelik okudu.
 
Toplumsal sorunların baskı yöntemleriyle çözülemeyeceğini belirten Tuba Çelik, "Barış, yalnızca savaşın yokluğu değil, hakikatin konuşulabildiği, farklılıkların kendini özgürce ifade edebildiği ve toplumun kendi geleceğine dair söz sahibi olabildiği bir yaşam biçimidir. Bu anlamda Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözümüne dair gelişen süreç tarihsel bir fırsattır. Önderliğimizin fiziki özgürlüğü meselesi yalnızca bireysel bir hak sorunu olarak değil, aynı zamanda demokratik çözüm ve barış sürecinin geleceğiyle bağlantılı tarihsel ve toplumsal bir mesele olarak ele alınmalıdır" dedi.
 
‘TOPLUMDA SORU İŞRATELERİNİ YARATIR'
 
Tuba Çelik, yaklaşık 50 gündür heyetlerle düzenli görüşmelerin gerçekleştirilemediğinin de altını çizerek "Barış umutlarının büyüdüğü bir dönemde iletişim kanallarının zayıflaması toplumda soru işaretleri yaratmaktadır. Böylesi hassas süreçlerde ihtiyaç duyulan şey, daha fazla şeffaflık, daha fazla iletişim ve daha güçlü bir diyalog zeminidir" dedi.
 
Abdullah Öcalan'ın avukatları, ailesi ve heyetlerle düzenli ve kesintisiz görüşebilmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Tuba Çelik, açıklamanın sonunda  "Barışın gelişebilmesi için barışın muhataplarının da özgürce konuşabilmesi gerekir. Tecrit politikalarına son verilmeli, iletişim ve görüşme koşulları güvence altına alınmalı, Önder Apo'nun fiziki özgürlüğüne giden demokratik ve hukuksal adımlar atılmalı ve barış sürecinin ilerleyebilmesi için gerekli siyasal zemin güçlendirilmelidir" çağrısında bulundu.
 
Açıklama, "Yaşasın Halkların Demokratik Birlikteliği", "Kahrolsun Faşizm" ve "Bijî Serok Apo" sloganlarıyla sona erdi.