Qoser'de yıllardır değişmeyen manzara: Zergan çöp içinde
MÊRDÎN - Qoser’de yıllardır ıslah edileceği yönünde açıklamalar yapılan Zergan Deresi’nde kirlilik ve kötü koku sürerken, dere kenarında yaşayan yurttaşlar artık kalıcı bir çözüm istiyor.
Mêrdîn'in Qoser (Kızıltepe) ilçesinden geçen ve Artuklular döneminden kalan tarihi Dunaysır Köprüsü’nün üzerinde yer aldığı Zergan Deresi'nde, yıllardır süren kirlilik sorunu bitmiyor. Daha önce farklı dönemlerde yatağın ıslah edilmesine ilişkin başlatılan çalışmaların tamamlanmaması nedeniyle dere, kötü koku ve çevre kirliliğiyle ilçede en büyük sorunlar arasında yer alıyor.
Dere kenarında yaşayan ve bölgede esnaflık yapan yurttaşlar, özellikle yaz aylarında ağırlaşan kötü koku nedeniyle ev ve iş yerlerinde yaşamlarını sürdürmekte zorlandıklarını belirtti. Yurttaşlar, kanalizasyon sularının akıtıldığı ve çöplerin bırakıldığı derede, yıllardır yaşanan sorunun çözümsüz bırakılmasından şikayetçi.
'CAMLARIMIZI AÇAMIYORUZ'
Esnaflardan Şeyhmus Aslan, derenin halk sağlığı açısından sorun olduğunu belirterek, "Tarihi Dunaysır Köprüsü’nün altından geçen deremiz kirlilikten dolayı hastalıklara yol açıyor. Ne camlarımızı açabiliyoruz ne de rahat nefes alabiliyoruz. Çocuklarımızı dışarı çıkarmak istemiyoruz. Sabahları iş yerimin kapısına dahi çıkamıyorum" dedi. Derenin yıllardır ıslah edileceğinin söylendiğini ancak somut bir sonuç alınamadığını anımsatan Aslan, "Her seferinde ihaleye verilip ıslah edileceği söyleniyor ancak hiçbir şekilde tamamlanmıyor. Güya burası yürüyüş alanı olacaktı. Çocukluğumuzda bu derede yüzerdik, bugün ise çöplük ve kanalizasyon yatağına dönüştü. Köprüden geçinceye kadar burnumuzu kapatıyoruz. Burası Mezopotamya'nın ve Qoser'in tarihidir. Bu tarihe sahip çıkılması gerekiyor. Ancak Kızıltepe Belediyesi topu Büyükşehir Belediyesine, Büyükşehir Belediyesi de Kızıltepe Belediyesine atıyor. O zaman burası kimin sorumluluğunda, bunu öğrenmek istiyoruz. Artık bu kokudan bıktık" diye belirtti.
'ÇOCUKLAR SÜREKLİ HASTALANIYOR'
Yaklaşık 15 yıldır dere kenarında yaşayan Melike Karaca, birçok evin kanalizasyon hattının bulunmadığını belirterek, atık suların doğrudan dere yatağına bırakıldığını söyledi. Melike Karaca, "Aynı şekilde çöp konteyneri de olmadığı için çöpler de dereye atılıyor. Yazın damda uyuyamıyoruz, içeride klima çalıştırıyoruz. Ancak klima da dışarıdaki kokuyu içeri taşıyor. Evin içinde zaman zaman ölü hayvan kokusu oluyor. İçeride bile durmak istemiyoruz. Bu gidişle çocuklarımız daha ağır hastalıklara yakalanacak. Zaten ayda bir iki kez çocuklarımızı hastaneye götürmek zorunda kalıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kış aylarında ise derenin taşması nedeniyle bahçelerinin kanalizasyon suyuyla dolduğunu kaydeden Melike Karaca, şöyle devam etti: "Bir ara dereyi taşlarla doldurdular, dedik 'ıslah edilecek' ancak çalışmalar durduruldu. Defalarca çöp konteyneri talep ettik. 'Çıkmaz sokak' denilerek verilmedi. Burada yaşamaktan başka çaremiz de yok. İmkanımız olsa zaten burada yaşamayız. Kim bu kokunun içinde isteyerek yaşamak ister? Hatta siz bunu bırakın yaz ayların da da dereden gelen yılan ve farelerde evi basıyor. Sabah uyandığımızda bazen evimizin içine girdiklerini ve pislik bıraktıklarını görüyoruz. Artık bu derenin bu durumuna son verilmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz."
'MİSAFİR DAHİ AĞIRLAYAMIYORUZ'
Dere kenarında yaşayan yurttaşlardan Zekiye Ergül de, kötü kokudan sosyal yaşamlarının da olumsuz etkilendiğini ifade ederek, "Artık evimize misafir gelemiyor. Biz bu kokuya bir nebze alışmış olabiliriz ama gelen kimse duramıyor. Dereden çıkan fareler nedeniyle birkaç kez fare zehiri bırakmak zorunda kaldım. O zehir yüzünden çocuğum da birkaç kez zehirlenme tehlikesi geçirdi. Çocuklarımız sürekli bu kokudan dolayı hasta oluyor. Ne yazımız yaz ne de kışımız kış. Sürekli kötü koku ve pisliğin içindeyiz. Qoser'in merkezinde bulunan bir mahallede yaşamamıza rağmen bu koşullarda yaşamak zorunda bırakılıyoruz. Buna artık bir çözüm bulunsun" diye belirtti.
MA / Haşim Abak