Abdullah Öcalan için ağaç dikmiştiler: Meyveleri hepimizin, gölgesi hepimizin

Paylaş:

COLEMÊRG -  15 yıl önce Adbullah Öcalan için diktikleri ağaçlarla yeşillendirdikleri bahçelerinde özgür olacağı günü beklediklerini söyleyen Barış Annesi Amine Engüdar, "Burası onun ve halkın bahçesi. Meyveleri hepimizin, gölgesi hepimizin. Önderimiz eğer özgür olursa ilk bu bahçeye gelsin istiyoruz" dedi. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te başlattığı süreçten bu yana 17 ay geçti. Sürece bağlı olarak 5 Ağustos'ta Meclis'e gelen yasa taslağı gündemdeki yerini koruyor. Yasa taslağına ilişkin birçok görüş ve eleştiri dile geldi. Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü için bir çok eylem ve etkinlik düzenlenmeye devam ediyor.  
 
Colemêrg Barış Anneleri Meclisi üyeleri, 2011 yılında ilk fidanlarını diktikleri Şîşemzîna (Serindere) köyündeki bahçede Abdullah Öcalan'ı ağırlamanın heyecanını yaşıyor. 
 
Colemêrg'in Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı, Rojhilat sınırına yakın olan köy, önemli bir konuma sahip. Bir dönem yakılan köyde neredeyse tüm köylüler katliamlarla burun buruna geldi, pek çok köylü cezaevlerinde tutsak edildi.  
 
2011 YILINDA İLK FİDANLAR DİKİLDİ
 
Köylülerin "Burası Abdullah Öcalan'ın köyüdür" dedikleri Şîşemzîna, 2011 yılında yaşanan süreç dolayısıyla Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için Colemêrgli Barış Annelerinin öncülüğünde köy girişinde fidanlar dikilerek "Önderlik Bahçesi" adı verilen bahçe kuruldu. İlk fidanların 2011 yılında toprakla kavuştuğu yıllardan sonra bir çok kez bahçede ağaçlar köklerinden koparılmak istendi. Son olarak 2015 yılında yeniden toprağa verilen meyve ağaçları hem Abdullah Öcalan'ın hem de onu ziyaret edeceklerin bahçesi olarak anılıyor. 
 
'ŞÖLEN YAPACAĞIZ'
 
Bahçeye ilk fidanları eken aynı zamanda Şîşemzînalı olan anne Amine Engüdar, büyük bir umutla Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünü beklediklerini söyledi. Köyün geçmişinden bu yana büyük mücadelelere şahitlik ettiğini ifade eden Amine Engüdar şunları söyledi: "Devlet evlerimize baskın yapar, eşimizi, kardeşlerimizi alır işkenceye götürürdü. Bazen aylarca yakınlarımızdan haber alamazdık. Evlerimizi yaktılar, kurşunladılar. Berî'ye gittiğimiz yaylalarımızı bize yasakladılar. Açlıkla sınandık. Ancak geri durmadık. Yurtseverlikten vazgeçmedik. Bu mücadeleye inandık. Şimdi de hem Önderimize hem de hareketimize inanıyor, güveniyoruz. Bir gün O'nu burada ağırlamayı planlıyoruz. O'nu bekliyoruz. Burası onun ve halkın bahçesi. Meyveleri hepimizin, gölgesi hepimizin. Önderimiz eğer özgür olursa ilk bu bahçeye gelsin istiyoruz. Şölen yapacağız. Bir buçuk yılı geçti süreç başlayalı. Biz hala ilk gün gibi onun fiziki özgürlüğünü bekliyoruz. Onu aramızda görmek istiyoruz. Bu bahçeyi onun için inşa ettik." 
 
MA / Ceylan Şahinli