Ressam Atlı: Sanat insanın anlam arayışıdır

Paylaş:

WAN - Sanatı "insanın anlam arayışı" olarak tanımlayan ressam Deniz Atlı, "Kürtler kendini inşa sürecinde, kendi toplumlarını yönetme, kendini geliştirme konusunda ciddi çabalar içerisindedir” dedi.

Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Üniversitesi okurken gözaltına alınan ve daha sonra çıkarıldığı mahkemece "örgüt üyesi olmak" iddiasıyla tutuklanan ve toplamda 15 yıl cezaevinde tutulan Deniz Altı, bu süre zarfında çok sayıda resim tuale aldı ve sergilendi. 9 Haziran 2025'te tahliye olan Atlı, eserlerinde tarih, kültür, kadın ve mitoloji gibi konuları tuale aktarıyor. 
 
Ressam Atlı, hem sanatını hem de inşa süreçlerinde sanatın önemini anlattı.
 
Daha önce birçok kentten sergi için teklif aldığını ancak Wan’da açmak istediğini ve bunu gerçekleştirdiğini anlatan Atlı, “Ben Kürdistan’ın herhangi bir yerinde sergi açmak istedim, çünkü bu sanat biz Kürtlerindir. Geliştirdiğim eserlerin tamamı kültürel ve mitolojiktir. Geliştirdiğim eserlerin temaları burada yaşayan insanların kültürel, tarihi ve hayatındaki şeyleri yaşatıyor. Kaligrafik desenler, halı desenleri, buradaki insanların kültürel hafızalarında olan bir şeydir, dolayısı ile öncelikle buradaki insanların görmesi gerekiyor. Burada bir sergi açtık ve yurttaşlardan büyük bir ilgi gördü” dedi. 
 
'TOPLUM KENDİSİNİ EN İYİ SANATLA İFADE EDER' 
 
Hayatın içinde insanla birlikte sanatın en başından beri var olduğunu, ne insanın sanatsız, ne sanatın insansız kaldığını belirten Atlı, "Dolayısıyla en başından beri sanat insanlığı içinde vardır çünkü insanların kendini boyamasından tutalım, takılar takmasına kadar sanat insanın içinde vardır. Güney Kürdistan’daki bir mağarada 57 bin yıl öncesine ait insan mezarları bulundu.  İnsan atalarının mezarları buldular, insanlar bu mezarlarda çiçeklerle gömülmüşler yani çiçeklere sarılmışlar ve öyle gömülmüşler. Bir insanın ölüm halinde bile estetizme ve güzelliğe olan ilgisinin bir parçasıdır. Başından sonuna kadar sanat vardır. Tarihi araştırdığımızda insanın bütün arayışlarında bütün yönelimlerinden anlam arayışı vardır. Ve bunu en iyi şekilde sanatla ifade etmiştir" diye belirtti. 
 
'SANAT İNSANIN ANLAM ARAYIŞIDIR'
 
Sanatı, insanın anlam arayışının en önemli parçası olarak tanımlayan Atlı, "İnsanın dört temel özelliği vazgeçilmezdir. Bir; özgürlük alanı yani politika,  iki; güzellik alanı yani sanat, üç; iyilik yani ahlak,  dört; doğruluk yani düşüncenin kendisi. Bu dördü olmazsa bu dördünden birini insanın hayatından çıkarırsanız insanı eksiltmiş olursunuz. Dolayısıyla bunlar insanda  belli bir döneminden sonra başlamamıştır. Yapılan kazılarda insan iskeletlerinin yanında insanların avlarını paylaştıklarını gösteriyor. Bu şunu gösteriyor; insanlar demek ki en başından beri aslında birlikte olmayı, ortaklaşmayı bir ahlaki yaşam biçimi olarak görmüşler" diye kaydetti. 
 
'KÜRT HAREKETİ RÖNESANSINI GERÇEKLEŞTİRDİ'
 
Cezaevlerinde üretime değinen Atlı şunları anlattı: "Cezaevi benim için hiçbir zaman bir kısıtlayıcı engel olmadı. Elbette kısıtlı imkanlar var. Cezaevleri birçok insan için yaratıcı mekân oldu. Kendini bulma mekânı oldu. Toplumdan yalnızlaşıyoruz, soyutlaştırılıyoruz ama zaten yalnızlık dediğin şey, kıymet bilen için kendini eğitmenin en önemli aracıdır.  Yalnızlığın kıymetini bilirseniz kendinizi geliştirmeniz, kendiniz olmanın en temel yoludur. Kıymetini bilen için yalnızlık iyi bir öğreticidir. Kürtler, Kürt özgürlük hareketi ile birlikte düşünsel anlamda Rönesans’ını gerçekleştirdiler. Sıkıntılar var ama önemli kazanımlar elde ettiler. Rönesans dediğiniz şey bir anda gerçekleşen bir olgu değildir. Avrupa Rönesans’ı 150 yılda gerçekleşti. Kürt hareketinde de 40-50 yıldır bu Rönesans sürüyor. O yüzden felsefi olarak siyasi olarak çıkış yaptı fakat bunun dışında bir yol arayışına yönelmedi. Kürt özgürlük hareketi içerisinde siyasi olarak toplum açısından çok geliştirici oldu. Fakat bu kadar yaratıcı ve geliştirici bir alanın da edebiyat olacağını sanat olacağını ve çok geliştirici olduğunu görmedik."
 
'YAŞADIKLARIMIZI SANATA DÖNÜŞTÜRMEMİZ GEREKİYOR'
 
Şu an çok ciddi bir kafa karışıklığı, bir karamsar ruh hali, bir bekleyiş, beklenti halinin olduğunu söyleyen Atlı, "Ne olacağını bilmemenin yarattığı bir bekleyiş bu insanların çoğu zaman olumsuz, karamsar düşünceye sevk eder. Bu dönemin fırsatı sanatla birlikte toplumu farklı bir anlam arayışına sevk etmektir. Yaşadığımız trajedileri edebiyata, sanata dönüştürmemiz gerekiyor. Yazılması gereken romanlarımız hala yazılmadı. Kürtler kendini yeniden inşa sürecinde,  kendi toplumlarını yönetme, kendini geliştirme konusunda ciddi çabalar içerisindedir. Bu ve bu gelişimin bir ayağı da neden sanat olmasın" diye sordu.
 
 MA / Özlem Yacan
 
İlgili Haberler
Gimgim'da 12 yıl aradan sonra Kox Festivali
Gimgim'da 12 yıl aradan sonra Kox Festivali

Gimgim'da 12 yıl aradan sonra düzenlenecek Kox Festivali'ne katılım çağrısında bulunan Gimgim Belediye Eşbaşkanları, barışın konuşulacağı bir festival olacağını vurguladı.

Zorunlu göçle uzaklaştığı diline geri dönüş
Zorunlu göçle uzaklaştığı diline geri dönüş

Köyünün boşaltılması nedeniyle çocuk yaşta ailesiyle birlikte zorunlu göç yaşayan Şehriban Defişet, yıllar sonra Kürdistan'a dönüp Kürtçeyi öğrenirken aynı zamanda dilin yaşatılması için çalışmalar yürütüyor.

Cizîr'de kültürel asimilasyonun 'sinsi' oyunları: Erik Dalı, Huriyem...  <font color=#ff0000> ANALİZ </font>
Cizîr'de kültürel asimilasyonun 'sinsi' oyunları: Erik Dalı, Huriyem... ANALİZ

Cizîr’deki düğünlerde yaşanan değişim dikkat çekiyor; sokaklardan salona taşınan düğünlerde davul ve zurnanın yerini farklı enstrümanlar alırken, bazı düğünlerde sonlara doğru "Erik Dalı" ve "Huriyem" gibi şarkılar neredeyse bir zorunluluk olarak görülüyor.

‘Kürtçe tüm kamusal alanlarda yer almalı’
‘Kürtçe tüm kamusal alanlarda yer almalı’

İBB’de ALO 153’e Kürtçenin eklenmesinin değerli ancak yetersiz olduğunu belirten Kent Uzlaşısı ile seçilen İBB Meclis üyesi Cabbar Barış, Kürtçenin tüm kamusal alanlarda yer alması gerektiğini söyledi.

Sanatçılar uyuşturucuya ve fuhuşa karşı bir arada mücadele edecek
Sanatçılar uyuşturucuya ve fuhuşa karşı bir arada mücadele edecek

Amed’deki kültür ve sanat kurumları, uyuşturucu ve fuhuşa karşı başlatılan "Rabin" hamlesine destek verdiklerini açıklayarak, sorumluluk üstleneceklerini söyledi.