Akademisyen Şen: Sansüre rağmen Kürt sineması üretimde

Paylaş:
WAN - Kürt sineması, tarih ve kültür hafızasını koruyan bir direniş alanı olarak varlığını sürdürdüğünü söyleyen akademisyen Sebahattin Şen, "Kürt sineması baskı ve sansür engellerine rağmen üretimde kalmayı başarıyor" dedi. 
 
Sadece sanatsal bir alan olmakla sınırlı kalmayan Kürt sineması bir halkın tarihini, kültürünü ve kimlik mücadelesini yansıtan güçlü bir hafıza ve direniş mecrasıdır. Ancak Kürt sineması tarihten günümüze üretimden gösterime kadar sistematik baskı ve sansürle karşı karşıya kaldı. Tarihin bilinen örneklerinden biri, Cannes'da Palme d'Or alan Yılmaz Güney'in "Yol" filmi Türkiye'de onlarca yıl yasaklı kaldı. Söz konusu film, Kürt yaşamını ve "Kürdistan" ifadesini işlediği için resmi sansür mekanizmaları tarafından defalarca engellendi. Günümüzde de benzer baskılar halen sürüyor, Özkan Küçük'ün "Rojbash" filmi, Kürtçe olmasından ve Kürt kültürünü anlatmasından ötürü Türkiye'de sinema salonlarında gösterime yasaklanmış, mahkeme süreçleriyle tartışma konusu olmuştur. Federe Kürdistan Bölgesi'nde 2018'de "14 Temmuz" filmi, Silêmanî'de  güvenlik gerekçesiyle gösterimden çıkarılmış, İran'da ise Bahman Ghobadi'nin "Half Moon" filmi, Kürt kültürünü konu aldığı için ülke içinde yasaklanmıştır. Bunun yanında Kürt yönetmen Kazım Öz'ün birçok filmi de festival dışı bırakılmış veya dağıtımı engellenmiştir. Bu örnekler, Kürt sinemasının ne denli zorlu şartlar altında üretildiğini, gösterime ulaştırıldığını ve devlet ya da yerel mekanizmalar tarafından nasıl engellendiğini ortaya koyarken, Kürt sineması kültürel ve politik bir direniş alanı olarak varlığını sürdürüyor. 
 
'SİNEMA ZORLUKLARA RAĞMEN ÜRETİMDE KALDI'
 
Kürt sinemasının önemini, etkilerini ve karşı karşıya kaldığı baskı ve sansürü değerlendiren Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi akademisyenlerinden sinemacı Sebahattin Şen, Kürt sinemasının "Younik" olarak tanımlayarak, Kürtlerin varlık mücadelesinin Kürt sinemasını yarattığını söyledi. Şen, "Kürt sineması sadece estetik bir alan ya da sadece sanatsal bir uğraş değildir. Kürtlerin yaşam koşulları ve mücadeleleriyle doğrudan bağlantılı bir hafızadır. Geçmişin arşivleri ne kadar güçlü olsa da, onlar aynı zamanda Kürt filmlerinin de konusudur. Kürt sinemasının farkı ve özgünlüğü, onun hem bir arşiv hem de Kürtlerin yaşamında bir hafıza işlevi görmesidir. Bu özellik, Kürtler için en temel ve önemli niteliklerden biridir. Kürt sineması, tıpkı 'Younik' gibi, kendine has ve özel bir sinemadır; bu sadece filmler, yönetmenler ya da estetik anlamda değil, oluşum süreçlerinde de kendini gösterir. Kürt sinemasının ortaya çıkışı, oldukça zorlu şartlar ve savaş koşulları içinde gerçekleşmiştir. Bu yüzden bu sinema her zaman sansüre maruz kalmıştır. Genel anlamda sansür, Türkiye sineması için de söz konusudur. Ancak Kürt sineması için sansür çok daha doğrudan ve ağır bir şekilde uygulanmıştır. Yine de burada önemli bir husus vardır; sansür ne kadar yoğun olursa olsun, şartlar ve zorluklar dahilinde filmler üretilebilmiştir. Savaş ve baskı artmış, zorluklar çoğalmış olsa da, Kürt filmleri hep üretim sürecinde kalmıştır" diye konuştu.
 
'KARŞILAŞTIĞI ZORLUKLAR ONU FARKLI KILIYOR'
 
Kürtlerin tarihsel durumu ve deneyimlerinin sinemanın kendisini yaratıcı bir şekilde ifade etmesini sağladığını belirten Şen, "Kürt sineması, ulusal sinema alanlarına, İran sinemasına veya Fransız sinemasına benzetilemez. Kürt sinemasının özgünlüğü, onu inşa eden süreçlerin, yani devletlerin ulusal sinema sistemleri içinde gelişmemesinden kaynaklanır. Bu bir eksiklik değil, aksine bir farklılıktır. Evet, farklıdır; tıpkı Alman sineması, İran sineması veya Türk sineması gibi değildir. Fakat Kürt sinemasının karşılaştığı imkânsızlıklar ve zorluklar, onu diğer sinemalardan çok farklı ve özgün kılar. Bu, bir eksiklik değil, bir ayrıcalıktır. Kürt filmleri, hem Kürdistan'ın dört parçasında hem de diaspora alanlarında üretilmektedir. Kürt sineması geniş ve yaygındır; tıpkı Kürtlerin coğrafi dağılımı gibi, sinemaları da farklı yerlere yayılmıştır. Sayıca film az, üretim sınırlı olsa da bu durum bir ayrıcalıktır. Belgesel ve kısa filmler bugün Kürdistan'ın dört parçasında ve diaspora alanlarında çekilip gösterilmektedir. Kürtlerin tarihsel durumu ve deneyimleri, Kürt sinemasının kendini açıkça göstermesine ve yaratıcı bir şekilde ifade etmesini sağlamıştır. Bu nedenle Kürt sinemasının ulusal sinemadan daha az olduğunu söyleyemeyiz, sadece ulusal sinemadan farklı olduğunu söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı. 
 
KÜRT SİNEMASI ÜZERİNDEKİ BASKI VE SANSÜR
 
Kürt sineması üzerindeki baskı ve sansürler nedeniyle, çekilen filmlerin hem sansüre maruz kaldığını hem de izleyiciyle buluşabileceği mekânların eksikliğinden ötürü ciddi zorluklar yaşadığını ifade eden Şen, "Filmler var; ama gösterilecek mekânlar yok. Maalesef Kürt filmlerinin sunulabileceği mekânlar, büyük ölçüde festivallerdir. Festivaller dışında, YouTube gibi dijital mecralar da bir seçenek olsa da sinemaya fiziksel olarak girememektedirler; bunun nedeni sansür, imkânsızlıklar ve popüler olmamalarıdır. Kürt yönetmenlerle konuştuğumuzda soruyorlar: 'Filmlerimizi nasıl göstereceğiz, izleyiciye nasıl ulaştıracağız?' Filmleri göstermek büyük bir sorundur. Hatta birçok Fars filmi bile sinema salonlarında gösterilemezken, Kürt filmleri çoğunlukla internet üzerinden ulaşabiliyor topluma. Bu ciddi bir engel ve büyük bir problem. Bir film yaptınız; ama nereye sunacağınızı bilmiyorsunuz; bu da oldukça büyük bir zorluktur. İşte bu nedenle festivaller, Kürt filmlerinin yayılmasında büyük ve kritik bir rol oynuyor. Filmler yasaklanabilir; ama festivaller aracılığıyla topluma ve izleyiciye ulaşabiliyor. Bu festivaller Duhok'ta, New York'ta, Paris'te, Berlin'de ve Amed'de gerçekleşmektedir. Dolayısıyla festivaller, Kürt sinemasının lokomotifi konumundadır" şeklinde konuştu.
 
'KÜRT SİNEMASININ POTANSİYELİ ÇOK GÜÇLÜ'
 
Kürt sinemasının geleceğinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Şen, "Ben, Kürt sineması üzerine araştırmalar yapıyorum, yönetmen değilim. Kürt filmleri üzerinde çalışmalar yürütüyorum. Kürt sineması özel bir alandır, insanın düşünmesini ve yazmasını gerektiren bir alandır. Eğer Kürtlerin durumuna bakar ve onları gözlemlersek, Kürt sinemasının gelecekte daha geniş, güçlü ve etkili bir hâle geleceğini görebiliriz. Şu anda Kürt sinemasına gençlerden büyük bir ilgi var, insanlar Duhok Festivali'ne giderken Kürdistan'ın dört parçasından ve diaspora alanlarından katılım sağlıyor. Duhok Festivali de bu açıdan oldukça önemli. Geleceğe dair büyük bir umut var çünkü potansiyeli oldukça güçlü. Şu anki durum, Kürt sineması için bir avantaj oluşturuyor. Kürt filmleri hem Duhok'ta, hem Berlin'de, hem Amed'de, hem de Wan'da gösteriliyor. Kürtlerin yaygın dağılımı, Kürt sineması için büyük bir avantaj sağlıyor" diye belirtti. 
 
MA / Zeynep Durgut – Lütfü Pala
İlgili Haberler
Amed’de belediyeler harekete geçti: Parklardaki işletmeler dönüştürülecek <font color=#ff0000> DOSYA </font>
Amed’de belediyeler harekete geçti: Parklardaki işletmeler dönüştürülecek DOSYA

Amed’de parklardaki işletmelerin çoğu ya okey salonu olarak kullanılıyor ya da sözleşmelere aykırı hizmet veriyor. Belediyeler, kayyımın ihalesiz peşkeş çektiği işletmeleri sosyal tesis gibi yerlere dönüştürmek için harekete geçti.

Fikirtepe'de 21 yıllık belirsizlik: Devlet de müteahhit de bizi kandırıyor
Fikirtepe'de 21 yıllık belirsizlik: Devlet de müteahhit de bizi kandırıyor

21 yıl önce "özel proje alanı", 2011'de kentsel dönüşüm alanı ilan edilen Fikirtepe Mahallesi'nde 2023'te dönüşümün tamalanması sözü verilse de yerine getirilmedi. Mağdur olan yurttaşlar, "Devletle, müteahhit ne farkı kaldı ikisi de bizi kandırıyor" dedi.

Rezerv yapı ilanı sonrası DESOB ve MÜSİAD'a 'rant' satışı durduruldu
Rezerv yapı ilanı sonrası DESOB ve MÜSİAD'a 'rant' satışı durduruldu

Yapı rezerv ilanı hazine tarafından tescillenmesinden sonra Rezan ilçesinde 3 parsel arsanın DSOB ve MÜSİAD'a satışının yapılması kararının yürütülmesi durduruldu.

Genç kadın ve öğrenciler hedefte: 14 kişiye ajanlaştırma dayatması
Genç kadın ve öğrenciler hedefte: 14 kişiye ajanlaştırma dayatması

Yürütülen sürece rağmen ajanlaştırma dayatmasının arttığını belirten İHD Wan Şube Eşbaşkanı Ayten Kıran, 14 kişinin ajanlaştırma baskısı nedeniyle kendilerine başvurduğunu söyledi.

İhraç edilen akademisyen 8 yıldır açık alanda ders veriyor
İhraç edilen akademisyen 8 yıldır açık alanda ders veriyor

"Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisini imzaladığı için görevinden ihraç edildikten sonra kafelerde ve açık alanlarda ders veren Emrah Günok, "Dışarıda da üretilebildiğini gördüm, hayatımı sürdürebileceğimi gördüm.Yine olsa yine o imzayı atardım" dedi.