İHD Wan Şube Eşbaşkanı: Rojava’ya derhal yaşam koridorları açılmalıdır

Paylaş:

WAN - Rojava’da birçok savaş suçunun işlendiğini anımsatan İHD Wan Şube Eşbaşkanı Av. M. Salih Coşkun, “Yaşam koridorunun açılması, Rojava’daki ablukanın kalkması ve kentlere uluslararası insan hakları savunucularının gitmesi gerekiyor” dedi. 

HTŞ-DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarında sivil halka dönük katliamlar gerçekleştirildi. 6 Ocak’ta başlayan saldırılarda birçok kesime karşı savaş suçları yaşandı. 
 
Rojava’da yaşanan savaş suçlarını değerlendiren İnsan Hakları Derneği (İHD) Wan Şube Eşbaşkanı Av. Mehmet Salih Coşkun, sivillerin hedef alınmasının savaş suçu olduğunu kaydetti. 
 
Coşkun, “Söz konusu savaşan taraflar için her şer hak değildir. Uluslararası insancıl hukuk tarafından korunan yasalar vardır. Sivillere karşı bir saldırı gerçekleştirilemez; okullara, hastanelere, yaralılara, esirlere,  sağlık ve kamu çalışanlarına herhangi bir şart ve koşulda saldırılmaması gerekiyor. Bunlara yönelik geliştirilen saldırılar uluslararası insancıl hukuk bağlamında ‘Savaş suçu’ olarak nitelendirebileceğimiz suçlardır” dedi.
 
‘AĞIR BİR İHMAL VE SAVAŞ SUÇUDUR’
 
Sivillerin bilerek hedef alınmasının ağır bir ihmal ve savaş suçu olduğunu belirten Coşkun, “Siviller bilerek hedef alınamaz, alınmamalıdır. Bu ağır bir ihmal ya da ağır bir kast durumunda aynı şekilde kendini gösterir. Siviller hiçbir şart ve koşulda hedef gösterilemez. Yüksek bir askeri menfaat elde edilmesi halinde dahi sivillerin hedef alınmaması gerekiyor. Buda bir uluslararası insancıl hukuka göre savaş suçudur. Savaşan taraflar açısından günü geldiğinde belgeli bir şekilde yargılamaya konu olabilecek bir fiil ve harekettir” diye konuştu.
 
‘SAVAŞAN TARAFLARA SORUMLULUK YÜKLER’
 
Cenevre Sözleşmesi, Roma Statüsü’nün uluslararası insancıl hukuk olarak kabul edilebileceğine dikkat çeken Coşkun, sözleşmelerin savaşan taraflara sorumluluk yüklediğini belirtti. Coşkun, “Bu sözleşmeler kurallara uyulmasını sağlaması gerektiğini belirtir.  Kuralara uyum savaşan taraflar açısından yükümlülük doğuran bir söylemdir.  Savaşan taraflar uluslararası insancıl hukukun ortaya koyduğu kurallara uymak zorundadır. Savaşmayan taraflar ise bu kurallara uyulmasını sağlar. Rojava’da, Halep’te, Dêrezor’da, Rakka’da, Qamişlo’da ya da Hesekê’de yaşanan savaş durumu da bu kurallara uyulması gerektiğinin şartlarını sunar. Savaş suçlarının işlenmemesi, sivillerin hedef olmaması, sivil yaşam koridorlarının açılması, hastanelerin, eğitim kurumların hedef olmaması için gerekli yaptırımların uygulanması ve gerekli desteği sağlaması gerekiyor. Birleşmiş Milletler ve diğer kurumların temel yükümlülüğü savaş suçları belgelemek, toparlamak ve delillendirmektir.  Bir savaş suçu işlenmeden önce tarafları durdurma, ateşkese götürme ve ardından barışa götürme yükümlülükleri var. Günü geldiğinde belgeledikleri savaş suçlarını yayınlamaları gerekir. Birleşmiş Milletler’in savaş alanlarında savaş suçlarını belgelemeleri önemlidir” şeklinde konuştu.
 
KORİDORLARIN AÇILMASI TALEBİ
 
Çoşkun, “Yaralı bir savaşçının bedeninin metrelerce yükseklikten aşağı atılması bir savaş suçudur. Bunun belgelendirilip raporlandırılması önemlidir.  Savaş suçu mağdurların travmalarının aşınılması ve psikolojik tedavilerinin yapılması gereklidir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için yaşam koridoru dediğimiz koridorların açılması, Rojava’daki ablukanın kalkması, kente uluslararası insan hakları savunucularının gitmesi gerekiyor ve orada raporlama yapması gerekiyor. Bu sorumluluk tarafların değil, komşu ülkelere ve ateşkesin garantörü olan ülkelere düşüyor. Son yapılan ateşkes anlaşmasında yapılan açıklamaya göre ABD ve Fransa bu ateşkesin garantörüdür.  Sağlıklı koridorların açılması ve İnsan hakları kurumların o alana ulaşıp gözlem yapabilmesi için Türkiye’ye de bir görev düşüyor”  dedi.
 
İlgili Haberler
Rojava’da 29 Ocak anlaşmasından sonra hangi adımlar atıldı? <font color=#ff0000> SÖYLEŞİ </font>
Rojava’da 29 Ocak anlaşmasından sonra hangi adımlar atıldı? SÖYLEŞİ

Özerk Yönetim ile Şam arasında 29 Ocak’ta yapılan anlaşma halen tam olarak sahaya yansımadı. Gazeteci Doğan Cihan “Belirli güvenlik, idari ve teknik adımlar atılmış olsa da entegrasyon süreci, Suriye Geçici Hükümeti’nin ağırdan alan yaklaşımı nedeniyle henüz tamamlanmadı” dedi.

HTŞ çekildiği Kobanê’nin 74 köyünü yağmaladı
HTŞ çekildiği Kobanê’nin 74 köyünü yağmaladı

HTŞ’li gruplar geri çekildiği Kobanê’nin 74 köyünde yağmalama ve hırsızlık yaptı.

Hesekê-Rakka arasında ortak kontrol noktası kuruldu
Hesekê-Rakka arasında ortak kontrol noktası kuruldu

Kuzey ve Doğu Suriye’nin Hesekê vilayeti ile Rakka arasında bulunan Ebyad Ebyad yolu üzerinde ortak güvenlik noktası oluşturuldu.

Kobanê’de kuşatma 41’inci gününde: İnsani kriz derinleşiyor
Kobanê’de kuşatma 41’inci gününde: İnsani kriz derinleşiyor

Kobanê’ye dönük kuşatma 41’inci gününde devam ederken, nüfusu 600 bini aşan kentte insani kriz derinleşiyor.

Şêxler’de güvenliği asayiş güçleri sağlayacak
Şêxler’de güvenliği asayiş güçleri sağlayacak

QSD Şêxler ilçesinde 29 Ocak anlaşması kapsamında belirlenen alana çekilirken, ilçenin güvenliğini asayiş güçleri sağlayacak.