İstanbul Barosu: Kadınların haklarının gasp edilmesine karşıyız

Paylaş:
İSTANBUL - İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, kadınların kazanılmış haklarının tartışmaya açtırılmasına tepki gösterdi. 
 
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, Beyoğlu’nda bulunan baro binasında 12’nci Yargı Paketi’nde getirilmesi planlanan nafaka, boşanma, aile arabuluculuğu düzenlenmesine dair basın toplantısı düzenledi. 
 
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi üyesi Fatma Betül Eser, söz konusu düzenlemelerin torba yasa yöntemiyle hazırlanmasını eleştirdi. Fatma Betül Eser, kadına yönelik erkek şiddetinin ve kadın katliamlarının önlenemediği bir dönemde kadınların haklarının yeniden tartışmaya açıldığını belirterek, tepki gösterdi. Fatma Betül Eser, “Koruyucu tedbirlerin etkin uygulanmadığı, kadın yoksulluğunun derinleştiği, kadınların sosyal güvenceye ve ekonomik kaynaklara erişimde ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığı bir ülkede bu düzenlemelerin yaratacağı tehlikenin farkındayız. Medeni Kanun’dan ve 6284 Sayılı Kanun’dan doğan hakların sürekli tartışma konusu haline getirilmesi erkek egemen sistemi güçlendirmekte, kadınları şiddet karşısında seçeneksiz bırakmaktadır” dedi.  
 
‘NAFAKA BİR AYRICALIK DEĞİLDİR’
 
Kadınların evlilik sürecindeki görünmeyen emeğinin yok sayıldığını ifade eden Fatma Betül Eser “Nafaka bir ayrıcalık değil, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek eş için öngörülmüş temel bir hukuki güvencedir. Kadınların yaşam koşullarını belirleyen yapısal eşitsizlikler ortadan kalkmamışken nafaka hakkının sınırlandırılmasına yönelik girişimler kadınları ekonomik şiddet karşısında daha da güvencesiz bırakacaktır” diye belirtti.  
 
‘ESAS İHTİYAÇ…’
 
İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanunun kadınların şiddet uygulayan kişilerle müzakereye zorlanmasını “yasakladığını” dile getiren Fatma Betül Eser, “Boşanmanın hızlandırılması bahanesiyle aile arabuluculuğuna meşruiyet kazandırılmaya çalışılıyor. Kadınlar boşanmak istedikleri için ölümle tehdit edilirken, haklarını talep ettikleri için erkek şiddetine maruz kalırken ve devlet yaşam hakkını koruyamazken kadınlara mahkemelerin değil, arabuluculuk ofislerinin yolunun gösterilmesi kabul edilemez. Taraflar arasındaki güç ilişkisinin eşit olmadığı koşullarda kadınları baskı altında uzlaşmaya zorlayabilecek hiçbir uygulamayı kabul etmiyoruz. Esas ihtiyaç kadınların boşandıktan sonra eşit, güvenli ve insan onuruna yaraşır bir yaşam kurabilmesini sağlayacak sosyal politikaların hayata geçirilmesidir” diye konuştu.
 
MÜCADELE VURGUSU
 
12’nci Yargı Paketi taslağında LGBTİ+’lara yönelik düzenlemelerin nefret politikalarının bir parçası olduğunu ifade eden Fatma Betül Eser, “Toplumsal cinsiyet kavramını yasaklayanların bugün LGBTİ+’ları hedef göstererek gündeme getirdiği nefret yasalarına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Kadınların kazanılmış haklarını geriye götürecek düzenlemeleri kabul etmediklerini ifade eden Fatma Betül Eser “Kadın mücadelesiyle kazandığımız medeni haklarımızı tartışmaya açtırmayacağız. Eşitlikten geri adım atmayacağız. Nefret yasalarına karşı durmaya devam edeceğiz. Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.