İSTANBUL - Ekonomik krize rağmen direnen demirci ustası Cemal Dönmez, işi emanet edecek çırak bulamadıklarını belirterek, son nesil olduklarını söyledi.
Ülkede her geçen gün ekonomik kriz ve enflasyonun etkileri artarken, küçük işletmeler ve üreticiler ayakta kalmaya çalışıyor. Bu işletmecilerden biri de İstanbul Beyoğlu’nda bulunan demirci Cemal Dönmez (61). Yaklaşık 43 yıldır demircilik işiyle uğraşan Dönmez, mesleğinin zorluğunu ve ekonomik krizden yaşadıklarına dair değerlendirmelerde bulundu.

1983 yılından bu yana demircilik mesleğini icra ettiğini belirten Dönmez, Beyoğlu, Şişli ve Beşiktaş gibi ilçelerde balkon ve kapı demirlerini yaptığını belirtti. Memleketi İskenderun'da 12 sene demircilik yaptıktan sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a taşındığını söyleyen Dönmez, uzun yıllardır Beyoğlu’nda aynı dükkanda çalıştığını kaydetti. Dönmez, “Bu işe İskenderun sanayisinde çıraklıktan başladım. Endüstri meslek lisesinde metal bölümü mezunuyum. Çalışıyorum, ailem de benden başka bu işi yapan yok. Demir doğrama ustasıyım ve kapı, pencere, ferforje yapıyorum. Üç çocuğum var. Kimseye muhtaç olmadan geçinmeye çalışıyoruz. Ekonomik sıkıntılar oluyor ama ne yapalım. Başka bir yerde de yaşayamayız. Ekonomiyi biliyorsunuz yetiştiremiyoruz. Başka ülkelerde bizim gibi ustalar belki daha da çok para kazanıyor” diye belirtti.
‘YENİ NESİL YETİŞTİREMİYORUZ’
Demirciliğin zor bir iş olduğunu belirten Dönmez, “Maske ve gözlük takıyoruz. Ama ne kadar korunsam da tabii ki etkisi oluyor. Mesela gözlerimiz yorgun, sağ gözüm kızarık. Ama tabii ki uzun süre olduğu için zaman geçtikçe sıkıntılar çıkıyor. Gözlerimiz kaynak yaparken, ışığına ve dumanına maruz kalıyor” dedi.
‘SON NESİLİZ'
Çırak bulamadıklarının altını çizen Dönmez, şöyle devam etti: “Şu an çırak yok, yeni nesil yetiştiremiyoruz. Ama 2000'li yılların başlarına kadar çok çırak yetiştirdim. Meslek çok güzel bir şeydir; demircilik de güzeldir. Ağır iş, biraz yıpratıyor bedeni ama mesleğimi seviyorum. Demircilik mesleğini gençler tercih etmiyor. Demircilik, çok eski bir meslektir ve hiçbir zaman da ölmeyecek bir meslektir. Ama artık çırak yetişmiyor. Son nesiliz diyebilirim. Teknoloji ilerledi. Ölçüleri vereceksin, fabrika yapacak. Fabrika hepsini makinede basıyor.”