ANKARA - Çocuklara yönelik ağır hapis cezalarının önünü açan kanun teklifine tepki gösteren çocuk hakları savunucuları, “Biz çocuk adalet sisteminin; hak temelli, onarıcı, dönüştürücü ve koruyucu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını savunuyoruz” dedi.
Ankara'da bir araya gelen çocuk hakları savunucuları, çocuklara yönelik ağır hapis cezalarının önünü açan kanun teklifine karşı Meclis'in Dikmen kapısı önünde açıklama yaptı. “Bu bir çocuk koruma değil, vazgeçme yasasıdır” pankartı açıldı. Açıklamayı grup adına Büşra Çelik okudu.
Adli sisteme giren çocuklara yönelik cezaların ağırlaştırılmasının, çocukların yetişkinler gibi yargılanmasının ve daha fazla çocuğun özgürlüğünden yoksun bırakılmasının çözüm olamayacağını belirten Büşra Çelik, “Meclis’te, araştırma komisyonunda ve kamuoyunda bilimsel verileri, uluslararası standartları ve sahadaki gerçekleri anlattık. Çocukları korumanın yolunun cezaları artırmaktan değil, sosyal destek ve önleme mekanizmalarından geçtiğini defalarca ifade ettik. Bugün görüyoruz önerilerimizin hiçbiri dikkate alınmadı” şeklinde konuştu.
‘SORUN ÇOCUKLAR DEĞİL’
Çocukların cezalandırılması gereken bir güvenlik meselesi olarak görülmesine tepki gösteren Büşra Çelik, Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Komitesi'nin Türkiye’ye ceza sorumluluğu yaşının en az 14’e yükseltilmesini tavsiye ettiği hatırlattı. Buna rağmen Türkiye’de 12 yaşındaki çocukların, Kapalı Ceza İnfaz Kurumları’na gönderilmesinin tartışıldığına dikkat çeken Büşra Çelik, “12 yaşındaki bir çocuk hâlâ zorunlu eğitim çağındadır. Devlet bir yandan çocukların okulda kalmasını zorunlu tutarken, diğer yandan onları okuldan alıp kapalı kurumlara göndermeyi çözüm olarak sunuyor. Çocukların yetişkinler gibi yargılanmasını öngören bu yasa teklifi, çocuk adalet sistemini cezalandırıcı bir çizgiye sürüklerken, çocukluk kavramını da tartışmaya açıyor. Bu bir çocuk koruma politikası değildir, bu çocuklardan vazgeçme politikasıdır” dedi.
Yasa çıkmadan yasanın sonuçlarının görüldüğünü söyleyen Büşra Çelik, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun Tekirdağ Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Ziyaret Raporu’na atıfta bulundu. Rapora göre 288 çocuk kapasiteli kurumda 432 çocuk tutulduğunu belirten Büşra Çelik, “Çocuk hapishaneleri daha yasa çıkmadan dolup taşıyor. Soruyoruz: Eğer daha fazla çocuğu hapsetmek çözümse, neden çocuk hapishaneleri dolup taşıyor? Eğer daha ağır cezalar işe yarıyorsa, neden suça sürüklenen çocuk sayısı azalmıyor? Eğer bu bir koruma politikasıysa, çocuklar neden hâlâ korunamıyor? Çünkü sorun çocuklar değil” dedi.
'KORUYUCU BİR ANLAYIŞLA YAPILANDIRILMALI'
Çocukların adli sisteme girme nedenlerinin yoksulluk, aile içi şiddet, eğitimden kopuş, sosyal hizmetlerin yetersizliği, çocukların maruz bırakıldığı ihmal, istismar ve şiddet gibi unsurlar olduğunu belirten Büşra Çelik, “Çocukları bu yapısal sorunların faili gibi göstermek ve çözümü kapatılmalarında aramak, devletin çocukları koruma yükümlülüğünden vazgeçmesi anlamına gelir. Bu yaklaşım kamusal sorumluluğu görünmez kılarken, bedelini çocuklara ödetmek demektir. Biz çocukların cezaevi koğuşlarında değil okul sıralarında olmasını, cezalandırılmasını değil desteklenmesini, özgürlüğünden yoksun bırakılmasını değil haklarının güvence altına alınmasını savunuyoruz. Biz çocuk adalet sisteminin; hak temelli, onarıcı, dönüştürücü ve koruyucu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını savunuyoruz” şeklinde kaydetti.