TBB Delegesi Veysi Eski: Abdullah Öcalan'ın statüsü yasada yer almalı
İSTANBUL - TBB Delegesi Veysi Eski, çerçeve yasanın ölü doğmaması için konuya bütünsel bir şekilde yaklaşılması gerektiğini belirterek, "Bütünsel olması ve Sayın Öcalan'ın statüsünün de bu yasada yer alması gerekiyor" dedi.
Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi amacıyla Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, bir buçuk yılı aşkın bir süredir devam ediyor. Süreçte çerçeve yasanın oluşturulması aşamasına girildi. Tartışmaların yoğunlaştığı bu süreçte, çerçeve yasanın içeriğine ilişkin birçok soru başlığı gündeme gelirken, yasanın önümüzdeki hafta Meclis'e sunulması bekleniyor. Yasanın en önemli başlıklarından birinin ve kamuoyu tarafından merak edilen konuların başında ise Abdullah Öcalan'ın statüsü geliyor.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Delegesi Veysi Eski, çerçeve yasaya dair ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çerçeve yasa kavramı yerine “kök yasa” dediğini anımsatan Eski, "Burada en önemli vurgu ‘çerçeve yasa’nın özellikle bütünsel olması, toplumsal olması ve yine demokratik entegrasyon çerçevesinde oluşturulmasıdır. 20 Temmuz'daki görüşmede belli ki Sayın Öcalan'la bazı tartışmalar DEM Parti heyeti tarafından yürütülmüş basından yapılan açıklamalardan bunu anlıyoruz. Açıklamada özellikle dikkat çeken unsur, bu çerçeve yasanın önümüzdeki dönemde Kürt meselesinin çözümü üzerinde durulması ve tarihsel Kürt-Türk ittifakının tekrar güncellenmesi vurgusuydu. Bu önemli çünkü yasayı ele alış biçimi olarak sadece bir güvenlik ekseninde ele alınmasının yanlış olduğunu belirtiyor. Daha önce hem insan hakları savunucuları hem de hukukçular defalarca ifade etti. Kürt meselesi sadece güvenlik eksenli ele alınacak bir mesele değildir. Kürt meselesi dediğimiz konu, birçok parametreyi içinde barındıran bir meseledir" dedi.
ABDULLAH ÖCALAN’IN STATÜSÜ
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş partileri ziyaret ettiğini belirten Eski, “Yasanın içeriğine dair Numan Kurtulmuş 'af vesaire tarzı şeyler olmayacak' dedi. Ancak burada mesele zaten bir af meselesi değil. Buradaki temel mesele, Kürt-Türk ittifakının güncellenmesi meselesidir. Feshedilen örgütün üyelerinin tekrar toplumla buluşmaları ve toplumun bir parçası olmaları da bu sürecin bir parçasıdır. Burada sadece feshedilen örgütün üyelerinden bahsedemeyiz. En önemli unsurlardan biri de Sayın Öcalan'ın statüsünün ne olacağıdır" diye belirtti.
Eski, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın statüsünün ana eksene alınması gerektiğini vurgulayarak, "Sayın Öcalan'ın statüsü, bundan sonraki süreçte, ‘çerçeve yasa’ çıktıktan sonra devletin muhataplık edinmesi karşısında demokratik bir muhataplık oluşturulması açısından çok önemlidir. Çerçeve yasada muhakkak Sayın Öcalan'ın statüsüne dair bir düzenlemenin olması çok önemli. Kapsayıcı ve bütünsel olması da çok önemli" diye konuştu.
TÜM ÖRGÜT ÜYELERİNİ KAPSAMALI
Eski, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çatışmalı taraflardan biri, çatışmayı sonlandırmak için adımlar attı. Bugün geldiğimiz aşamada artık sürecin pozitif zemine taşınması gerekiyor. Pozitif aşama, bir yasal zeminin oluşması demektir. Yasa zemininin artık eski kodlarla oluşturulmayacağını bilmemiz gerekiyor. Güvenlikçi kodlarla, 'terör' kavramı üzerinden yapılacak bir değerlendirme bu yasayı kadük hale getirir. Bu yasanın ölü doğmaması için bütünsel olması ve Sayın Öcalan'ın statüsünün de bu yasada yer alması gerekiyor. Yine örgüt mensuplarının tamamını kapsaması gerekiyor. Suçlu, suçsuz gibi ayrımların bu yasada olmaması gerekiyor. Bunun bütünsel olması örgütün bütün unsurlarını kapsaması gerekiyor. Ama mesele sadece örgütü kapsayıp kapsamaması değil. Oradaki pozitif hukuk vurgusunun, Kürt-Türk ittifakının oluşumu için yeni bir yol ve perspektif vermesi gerekiyor. Demokratik entegrasyonun önünü açacak, Kürt halkının halk ve millet olmaktan kaynaklı kolektif haklarını göz önüne alacak ve buna bir pencere açacak bir zeminin oluşması gerekiyor.”
SÜREÇTE HANGİ MEKANİZMALAR OLMALI?
Sürecin sadece yürütmenin denetiminde olmaması gerektiğini dile getiren Eski, "Tabi ki yürütme Cumhurbaşkanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı gibi kurumlarla bir koordinasyon kurabilir. Ancak sadece bununla sınırlı bir mekanizma, ileriye dönük perspektifi oluşturmaz diye düşünüyorum. Ben hukukçu olarak şunu öneriyorum: Aynı zamanda yasama organında da bir mekanizmasının olması gerekiyor. Bunun yanında sadece yürütme ve yasama organlarının değil, insan hakları örgütlerinin, baroların ve sivil toplum örgütlerinin dahil olduğu bir mekanizmanın da oluşturulması gerekiyor. Madem yeni bir yaşamdan bahsediyoruz, yeni yaşamın kuruluşu sadece güvenlik mekanizmalarının oluşmasıyla ya da siyasi partilerle sınırlı olmamalı. DEM Parti'nin açıklamasında sadece yasama organında bir mekanizmadan bahsediliyor. Ben onun da yeterli olmayacağını düşünüyorum. ‘Çerçeve yasa’ çıktıktan sonraki sürecin izlenmesi gerekiyor. Böyle bir mekanizmanın oluşturulmasının, yasanın yürütülmesi açısından önemli ve ön açıcı olacağını düşünüyorum" dedi.
'KONULAN ÇITAYA GÖRE CESARET GEREKİYOR'
Ekim 2024'te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrının ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın verdiği yanıtın "cesur" bir adım olduğunu söyleyen Eski, "Bugün Sayın Öcalan'ın ve Sayın Bahçeli'nin ortaya koyduğu çıtanın aşılması için gereken cesarete ihtiyacımız var. Siyasetin bu çıtaya göre bir cesaretle hareket etmesi gerekiyor. Bu çıta nedir? Ekim 2024 yılında Sayın Bahçeli'nin yaptığı çağrıda, Sayın Öcalan'ın ‘umut hakkı’ndan yararlanıp gelip Meclis'te konuşmasından bahsedildi. Sayın Öcalan'ın koyduğu çıta ise silahların tamamen devre dışı bırakıldığı, Kürt hareketinin tamamen stratejisini değiştirmesi oldu. Bunlar gerçekten çok yüksek çıtalar. İki sene önceye gittiğimizde bunlar konuşulmayan meselelerdi. Bugün geldiğimiz aşama itibarıyla konulan çıtaya göre bir cesaret gerekiyor. Bu cesaretin neticesi aslında Türkiye halklarının faydasına olacak bir cesaret olacak" şeklinde kaydetti.
'SÜREÇ GELECEĞİMİZDİR'
Süreci bozmak isteyen çevrelerden gelen tepkilerden çekinmemesi gerektiğini dile getiren Eski, "Bu süreç bizim geleceğimizdir. Türkiye'de yaşayan bütün halkların geleceğini yeniden kurgulayacak ve yeniden tanımlayacak geniş bir perspektifle yaklaşılırsa, yasa yapıcılar topluma çok büyük bir hizmette bulunmuş olurlar. Böylece gerçekten hem Sayın Öcalan'ın hem de Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu çıtaya uygun bir yasa yapılmış olur" ifadelerine yer verdi.
MA / Melik Varol